Bankacılık Sektör Raporu – Nisan 2026
Rapor, Türk bankacılık sektörüne ilişkin görünümün Nisan 2026’da marj daralması ve kur etkisi nedeniyle baskı altında kaldığını, buna karşın yıllık bazda güçlü görünen karlılık artışının büyük ölçüde zayıf baz etkisinden kaynaklandığını söylüyor. Sektör Nisan 2026’da 74,9 milyar TL net kar açıklarken aylık bazda %37 daralma yaşadı, yıllık bazda ise %58 artış kaydetti. 4A26 kümülatif net karı 363,3 milyar TL’ye ulaştı ve yıllık büyüme %38 oldu. Aylık ortalama özkaynak karlılığı %33,1’den %20,4’e geriledi.
Brüt net faiz marjı swap maliyetleri dahil edilmeden 86 baz puan düşerek %6,0’a inerken, TL kredi-mevduat makası 609 baz puandan 379 baz puana geriledi. Net ticari ve kur farkı zararı Mart’taki 11 milyar TL’den Nisan’da 45 milyar TL’ye yükseldi. Grup bazında en güçlü yıllık kümülatif net kar büyümesi Kalkınma ve Yatırım bankalarında görüldü; bu grubu Özel Mevduat ve Yabancı Mevduat bankaları izledi. Buna karşılık, Özel Mevduat bankaları hem aylık hem yıllık bazda en zayıf performansı sergilerken, Yabancı Mevduat bankaları aylık bazda en dirençli grup oldu.
Raporun ana yatırım mesajı, bankacılık hisselerinde yılbaşından bu yana görülen performansın jeopolitik riskler ve yabancı sermaye akımlarına duyarlılık nedeniyle BIST100 ve XBANK karşısında zayıf kaldığı yönünde. Analist, Şubat ortasına kadar güçlü seyreden bankacılık hisselerinin ABD-İran geriliminin tırmanmasıyla sert satış baskısı gördüğünü ve sonrasında toparlanmanın sınırlı kaldığını belirtiyor. Takip listesinde AKBNK, GARAN, YKBNK, VAKBN, HALKB, TSKB ve ALBRK için öneriler yer alırken; AKBNK, GARAN, YKBNK, VAKBN, TSKB ve ALBRK için AL, HALKB için TUT tavsiyesi veriliyor. Hedef fiyat tarafında en yüksek artış potansiyeli TSKB’de %73, AKBNK’de %66 ve GARAN’da %56 olarak öne çıkıyor.
Katalizör tarafında rapor, yüksek faiz ortamında menkul kıymet gelirlerinin ve toptan fonlamaya dayalı iş modellerinin bazı grupları desteklediğini, özellikle Kalkınma ve Yatırım bankalarının marj daralmasına daha dirençli kaldığını vurguluyor. Riskler cephesinde takipteki kredi oranlarının tüm gruplarda yükseliş eğiliminde olması, net faiz marjındaki daralma, kamu mevduat bankalarının fonlama maliyetlerine hassas yapısı ve özel mevduat bankalarında devam eden marj baskısı öne çıkıyor. Karşılık oranlarında yabancı ve özel mevduat bankaları daha disiplinli bir tampon korurken, Kalkınma ve Yatırım bankalarında karşılık oranındaki gerileme dikkat çekiyor. Sonuç olarak rapor, sektörde karlılığın yüksek kaldığını ancak kısa vadede marj baskısı, kur oynaklığı ve kredi kalitesi risklerinin yatırımcılar açısından en kritik başlıklar olduğunu ortaya koyuyor.