Konkordato Nedir? Bir Şirket Konkordato İlan Ettiğinde Batmış mı Sayılır?
Borsa İstanbul'da işlem gören bir şirketin konkordato ilan etmesi yatırımcılar açısından önemli bir gelişmedir. Ancak konkordato her zaman şirketin battığı anlamına gelmez. Bunun en bariz örneği Mega Polietilen Köpük Sanayi ve Ticaret A.Ş. (MEGAP) – Ağustos 2024'te 3 aylık geçici konkordato mühleti aldığını açıkladı. Bu gelişme sonrasında hisseler geçici olarak işleme kapatılmış ve Yakın İzleme Pazarı'na alınmıştı. Hisse konkordata haberi sonrası %80'in üzerinde kayıp yaşamıştı. Daha farklı olarak Yeşil GYO, 9 Mart 2026 tarihli KAP açıklamasında, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 5 Mart 2026 tarihinde şirket hakkında iflas kararı verdiğini duyurmuştu.
Konkordato Nedir?
Konkordato, borçlarını vadesinde ödemekte zorlanan bir şirketin veya kişinin, mahkeme gözetiminde alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmasını sağlayan hukuki bir süreçtir.
Bu süreçte şirket:
• Borçlarının bir kısmının silinmesini talep edebilir.
• Borçlarını daha uzun vadede ödemek isteyebilir.
• Faaliyetlerini sürdürmeye devam edebilir.
• Mahkeme tarafından atanan konkordato komiserinin denetiminde faaliyet gösterir.
Temel amaç, şirketin iflas etmesini önlemek ve faaliyetlerini sürdürebilmesini sağlamaktır.
Konkordato İlan Eden Şirket Batmış mı Demektir?
Hayır.
Bir şirketin konkordato ilan etmesi doğrudan batmış olduğu anlamına gelmez. Şirketin varlıkları borçlarından fazla olabilir, güçlü siparişleri veya kârlı faaliyetleri bulunabilir. Ancak kısa vadeli nakit sıkışıklığı nedeniyle borçlarını zamanında ödeyemiyor olabilir. Zaten Türk İlaç ve Serum şirketinde yaşanan durum tam olarak bu. Şirketin net borç / favok rasyosu 2,74 seviyesindeydi. Bu ne demek peki? Şirket 3 yıldan kısa bir süre içerisinde yaratacağı favok ile mevcut borçlarını ödeyebilecekti. Bu risk mi? Normal şartlarda hayır, çünkü 3-3,5 seviyelerine kadar bunu tolere edebiliriz. SASA Polyester'de bu oran 14,45, Vestel Elektronik'te ise N/A (yani negatif FAVOK nedeniyle hesaplanamıyor bile) Yine de hesaplasak SASA'dan farkı olmazdı. Peki bu şirketler neden batmıyor veya konkordato ilan etmiyor? Ki bu şirketlere göre TRILC şirketinin hem cari oranı hem de Likidite oranı daha yüksek seviyelerdeydi.
Uzun lafın kısası konkordato şirketin batması değil, çoğu zaman şirketi kurtarma mekanizması olarak değerlendirilir.
Likidite Krizi Konkordatoya Sebep Olabilir mi?
Kısaca cevaplayalım. Evet.
Konkordatoya giden en yaygın nedenlerden biri likidite krizidir. Zaten Türk İlaç şirketine bakacak olursak 5.5 milyar dönen varlığı bulunan (1 yıl içerisinde nakde dönebilen tüm varlıklara dönen varlık denir) şirketin nakit ve nakit benzerleri yalnızca 45 milyon seviyesinde. Yani %0,82'si seviyesinde ve oldukça düşük. 2.6 milyar TL ticari alacağı var alabiliyor mu? Hayır. Neden çünkü borçlu olanlar her zaman borcunu geç ödemek ister. Çünkü bu paranın bir aylık faiz getirisi neredeyse 80 milyon TL civarında. Herkes birkaç ay alacaklıyı geciktirse güzel para değil mi? Peki stoklar ne kadar 1.7 milyar TL civarında. Peki hemen satabilir miyiz bu stokları. Hemen yarın satalım borçları ödeyelim desek? Mümkün değil, demek ki likidite önemli ve 45 milyon TL nakit 2.5 milyar TL piyasa değeri olan şirketi kurtarmaya yetmiyor.
Neden yetmiyor? Çünkü karşı tarafta 3.5 milyar TL'lik finansal borç ve bunun faizi var. Ticari borç da yine 1.2 milyar TL civarında. Alacaklılar kapıda bekliyor. Bu borcu kapatmanın iki yolu var bu şirket nazarında. Birincisi alacakları tahsil etmesi hem de hızlı şekilde tahsil etmesi gerekiyor. İkincisi stokları hızlı bir şekilde eritmesi gerekiyor. İkinci seçenek zor, çünkü stoklar hızlı bir şekilde eritilebilecek bir kalem değil, zararına bile satış yapılsa zor. O yüzden alacaklarını tahsil etmesi, borçlarını yeniden finanse etmesi, vadeleri uzatması ve şirkete nefes aldırması gerekiyor TRILC şirketinin.
Önemli Noktalar
• Şirketin önemli miktarda alacağı henüz tahsil edilmemiş olabilir.
• Döviz kredileri nedeniyle finansman yükü artmış olabilir.
• Faiz oranlarındaki yükseliş nakit akışını bozmuş olabilir. (son 2-3 yılda çok fazla konkordato görme nedenlerimizin başında bu madde geliyor zaten)
• Satışlar geçici olarak yavaşlamış olabilir.
• Bankalar kredi limitlerini azaltmış olabilir. (finansman yükü ve finansmana erişim de zorlaştı)
Bu gibi durumlarda şirket bilanço açısından güçlü görünse bile nakit akışındaki bozulma nedeniyle konkordato talebinde bulunabilir.
Konkordato ile İflas Arasındaki Fark Nedir?
Konkordato:
• Şirket faaliyetlerine devam eder.
• Amaç şirketi kurtarmaktır.
• Borçlar yeniden yapılandırılır.
• Yönetim büyük ölçüde faaliyetlerini sürdürür.
İflas:
• Şirketin faaliyetleri büyük ölçüde sona erer.
• Varlıkların satışıyla alacaklılar ödenmeye çalışılır.
• Amaç şirketi tasfiye etmektir.
Bu nedenle konkordato, iflasın bir adım öncesi değil; iflası önlemeye yönelik bir yeniden yapılandırma sürecidir.
Peki iflas eden bir şirket olursa hisseleri ne olur?
Borsa kotundan çıkarılan hisseler artık Borsa İstanbul’da normal şekilde işlem göremez. Hissedarlar şirketin ortağı olmaya devam etse de hisselerin alım satımı ve likiditesi önemli ölçüde azalır. İflas tasfiyesi sürecinde şirket varlıklarından elde edilen gelir öncelikle çalışanlar, kamu kurumları, bankalar ve diğer alacaklıların alacaklarının ödenmesinde kullanılır. Hissedarlara ödeme yapılabilmesi için tüm borçların karşılanmış olması gerekir. Bu nedenle iflas sürecindeki şirketlerde hissedarlar açısından risk oldukça yüksektir.
Yatırımcılar Nelere Dikkat Etmeli?
Bir şirket konkordato ilan ettiğinde yatırımcıların şu noktaları incelemesi gerekir:
• Sorunun geçici bir nakit akışı problemi mi yoksa yapısal bir finansal sorun mu olduğu,
• Şirketin özkaynak durumu,
• Borçluluk seviyesi ve vade yapısı,
• Operasyonlarının kârlı olup olmadığı,
• Konkordato planının uygulanabilirliği.
Bazı şirketler konkordato sonrasında faaliyetlerine güçlü şekilde devam edebilirken, bazıları süreci başarıyla tamamlayamayarak iflasa sürüklenebilir.
Sonuç
Konkordato, bir şirketin battığını değil, finansal zorluklarını yönetebilmek için hukuki koruma altında yeniden yapılanmaya çalıştığını gösterir. Özellikle likidite sıkışıklığı yaşayan ancak faaliyetlerini sürdürebilecek potansiyele sahip şirketler konkordato yoluna başvurabilir. Bu nedenle yatırımcıların konkordato haberlerini tek başına "iflas" olarak yorumlamak yerine şirketin mali yapısını ve sürecin detaylarını analiz etmeleri önemlidir.
