Midas - Yeni Kullanıcılara Özel

ING Group

Salı, 10 Mart 2026 00:00
ING Group Şubat 2026 tarihli ekonomik güncelleme raporundaki önemli noktaları sizler için özetledik.
  • Avrupa'nın Strateji İhtiyacı: Avrupa'nın jeopolitik gerilimlere karşı güç gösterisi ("kas sergileme") yapmasının ötesinde, disiplinli ve net bir stratejiye sahip olması gerektiği vurgulanmaktadır; sadece umut etmenin bir strateji olmadığı belirtilmektedir.
  • ABD Ekonomisi ve Fed: ABD için 2026 büyüme tahmini %2,7'ye yükseltilmiştir. Güçlü büyüme ve istihdam piyasası nedeniyle, Fed'in faiz indirimine başlama beklentisi Mart ayından Haziran ayına kaydırılmıştır. Ayrıca Kevin Warsh'un yeni Fed Başkanı olması beklenmektedir.
  • Euro Bölgesi Görünümü: %1,2'lik mütevazı bir döngüsel toparlanma beklenirken, enflasyonun %2 civarında seyredeceği öngörülmektedir. Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) 2026 yılı boyunca faizleri sabit tutması beklenmektedir.
  • İngiltere ve Japonya Para Politikaları: İngiltere'de zayıf istihdam verileri nedeniyle faiz indirimlerinin Mart ve Haziran aylarında gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Japonya'da ise ücret artışlarının etkisiyle bir sonraki faiz artışının Haziran ayında yapılması beklenmektedir.
  • Enerji ve Emtia: ABD'deki şiddetli kış fırtınası doğal gaz fiyatlarının kısa sürede iki katına çıkmasına neden olmuştur. Petrol fiyatları jeopolitik risklerle desteklense de, yıl genelinde beklenen arz fazlası nedeniyle Brent petrolün 2026 ortalamasının 57 dolar/varil olacağı öngörülmektedir.
  • Döviz Piyasaları: ABD dolarının, gelişmekte olan piyasalara artan portföy akışları ve azalan faiz farkları nedeniyle yılın ilerleyen dönemlerinde zayıflayacağı tahmin edilmektedir. EUR/USD paritesinin ilk çeyrekte 1.16-1.19 aralığında seyretmesi beklenmektedir.


Via 507

Cumartesi, 28 Şubat 2026 00:00
ING tarafından yayımlanan 23 Şubat 2026 tarihli analiz raporuna göre, ABD dolarının performansına ilişkin önemli noktalar şunlardır:
  • Döngüsel Değer Kaybı: Doların 2026'daki düşüşü, yapısal bir güven kaybından ziyade döngüsel (cyclical) bir gelişme olarak değerlendirilmektedir.
  • Tarihsel Güç: Dolar son dönemde baskı altında olsa da, reel döviz kuru bazında bakıldığında tarihsel standartlara göre hala oldukça güçlü bir seviyededir.
  • Düşen Hedge Maliyetleri: Fed'in beklenen faiz indirimleri, dolar cinsinden varlıkları koruma (hedging) maliyetlerini düşürmekte; bu da kurumsal yatırımcıların dolar satışlarını artırmaktadır.
  • Güvenli Liman Statüsü: Dolar, 2024 yılına kıyasla güvenli liman özelliğinin önemli bir kısmını kaybetmiştir; ancak bu durumun kalıcı (yapısal) bir değişim olduğu sonucuna varmak için henüz erkendir.
  • Yabancı Talebi: Özel yabancı yatırımcılar, özellikle Avrupalı yatırımcılar, ABD hisse senedi ve tahvillerinde güçlü alıcılar olmaya devam etmektedir. Avrupa'nın ABD varlıklarına olan ilgisi, Çin'in kademeli satışlarını fazlasıyla dengelemektedir.
  • Dolarsızlaşma Eğilimi: Küresel dolarsızlaşma (de-dollarization) sürecinde henüz büyük bir hızlanma belirtisi yoktur; 2025 yılında bazı segmentlerde doların kullanım payı yeniden artış göstermiştir.
  • Küresel Fırsatlar: Küresel ekonomideki iyimserlik, yatırımcıları ABD dışındaki daha cazip fırsatlara (Gelişmekte Olan Piyasalar gibi) yönlendirerek doların hafifçe gerilemesine neden olmaktadır.
Gelecek Beklentisi: Analiz, 2026 yılının geri kalanında doların zayıf seyrini sürdürmesini ve EUR/USD paritesinin yıl sonunda 1,22 seviyesine ulaşmasını beklemektedir.

Via 507
Pazar, 08 Şubat 2026 00:00
"Türkiye Gündemi: Türk karar alıcıların eylemleri" raporunu Türkçe kısaca özetlemek gerekirse,Türkiye ekonomisine ilişkin temel gelişmeler ve beklentiler özetle şu şekildedir. Ocak ayında aylık enflasyon %4,84 ile piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşmiştir. Buna karşın, güçlü baz etkisinin katkısıyla yıllık enflasyon %30,9’dan %30,7’ye gerilemiştir. ING, bu gelişmeler ışığında yıl sonu enflasyon tahminini %22’den %23’e yükseltmiştir.
 
Para politikası tarafında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Ocak ayı toplantısında faiz indirim hızını yavaşlatmış ve politika faizini 100 baz puan indirerek %37 seviyesine çekmiştir. TCMB’nin ihtiyatlı duruşunu koruması beklenirken, 2026 yıl sonu itibarıyla politika faizinin %28 düzeyinde oluşacağı öngörülmektedir.
 
Kredi piyasaları ve makroihtiyati tedbirler kapsamında TCMB ve BDDK, Ocak ayı sonunda döviz kredileri, kredi kartı limitleri ve ek hesaplara yönelik yeni sıkılaştırma adımları atmıştır. Bu çerçevede, özellikle 400 bin TL üzerindeki kullanılmayan kredi kartı limitlerinin düşürülmesi ve yeni kart limitlerinin belgelenebilir gelire dayandırılması kararlaştırılmıştır.
 
Büyüme ve istihdam cephesinde iç talepte kademeli bir toparlanma gözlenirken, imalat PMI verisi 48,1 seviyesinde kalarak daralma bölgesindeki seyrini sürdürmüştür. İşsizlik oranı ise Aralık ayında %7,7’ye gerileyerek mevcut veri setindeki en düşük seviyesine ulaşmıştır.
 
Mali görünüm ve dış denge tarafında, 2025 yılı bütçe açığı GSYH’nin %2,9’u seviyesinde gerçekleşmiş ve hedeflere kıyasla daha olumlu bir performans sergilemiştir. Kasım ayına ait cari işlemler dengesi ise 4,0 milyar dolar açık vermiştir.
 
Piyasa beklentileri açısından, Ocak ayı enflasyon verisinin ardından faiz indirimlerine ilişkin beklentiler yukarı yönlü revize edilmiştir. Faiz indirim döngüsünün yavaşlamasıyla birlikte TL carry trade işlemlerinin cazibesini koruduğu, USD/TRY kurunun ise yıl sonunda 51,00 seviyesine ulaşabileceği tahmin edilmektedir.

Via: 507
 
Destek Yatırım - Hesap Aç
Öne Çıkanlar Kurumlar Hisse Karşılaştır Partnerlerimiz Videolar Blog İletişim
Giriş Yap Üye Ol
Google Play Apple Store