Fed’in Mart toplantı tutanaklarında jeopolitik risklere bağlı olarak ekonomide çift yönlü risklerin arttığı vurgulandı. Enflasyon baskıları faiz artışı ihtimalini canlı tutarken, iş gücü piyasasındaki zayıflama faiz indirimi beklentisini gündeme getiriyor. Politika faizi %3,5–3,75 aralığında sabit tutulurken, Fed’in her iki yönde de esnek kalabileceği mesajı öne çıkıyor.
Ifo Enstitüsü, Avrupa ekonomisinin ABD-Çin ticaret gerilimlerinden olumsuz etkilendiğini ancak yeni ticaret ortaklıklarıyla bu kayıpların telafi edilebileceğini belirtti. Özellikle Asya ve Afrika ile kurulacak ilişkilerin ihracat çeşitliliğini artırarak uzun vadede rekabet gücünü destekleyebileceği ifade ediliyor.
Commerzbank’a göre olası bir ateşkes petrol fiyatlarını 70 dolar seviyesine çekebilir. Bu durum küresel enflasyonu baskılayıcı etki yaratırken, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde cari açık ve enerji maliyetleri açısından olumlu sonuçlar doğurabilir.
TÜİK verilerine göre mart ayında en yüksek reel getiri mevduat faizinde gerçekleşti. Buna karşılık döviz, altın, DİBS ve BIST 100 yatırımcısına kaybettirdi. Yıllık bazda ise en yüksek reel getiriyi külçe altın sağladı.