Generali Asset Management tarafından hazırlanan Şubat 2026 tarihli “Piyasa Perspektifleri” raporu, küresel ekonomide istikrarlı büyümenin sürdüğü ve enflasyonist baskıların azaldığı ılımlı bir makroekonomik çerçeve ortaya koymaktadır. Raporda ana tema, ABD dolarındaki değer kaybı (“dollar tremor”) ve yatırım portföylerinde risk iştahının korunmasıdır.
Küresel ekonomik görünümün görece olumlu seyretmesi; Euro Bölgesi’nde toparlanma sinyalleri ve ABD’de devam eden güçlü büyüme ile desteklenmektedir. Bu çerçevede portföylerde hisse senetleri ve kredi piyasalarına yönelik ağırlık artırımı (overweight) önerilmektedir. ABD doları, Ocak ayında Trump yönetiminin jeopolitik hamleleri ve zayıf dolar politikasına yönelik sinyaller sonrası sert değer kaybetmiştir. ABD’nin ikiz açık sorunu ve azalan faiz/getiri avantajı nedeniyle doların 2026’nın geri kalanında da zayıf seyrini sürdürmesi beklenmektedir.
ABD ekonomisinde vergi indirimlerinin tüketim ve yatırımları desteklemesiyle 2026 büyüme tahmini %2,5’e yükseltilmiştir. Bununla birlikte iş gücü piyasasının görece zayıf kaldığı belirtilmektedir. Fed’in faiz indirim sürecine ara verdiği, ilave bir indirimin ise Haziran ayından önce beklenmediği ifade edilmektedir. Euro Bölgesi’nde %1,3 seviyesinde istikrarlı bir büyüme öngörülmektedir. Almanya’nın mali teşvik adımları ve güçlü iş gücü piyasası toparlanmayı desteklemektedir. Avrupa Merkez Bankası’nın faizleri mevcut seviyelerde koruması beklenirken, Euro’nun aşırı değerlenmesi potansiyel bir politika gevşemesi riski olarak değerlendirilmektedir. Japonya’da erken genel seçimlerin ardından maliye politikasının daha genişleyici olması, buna karşılık Japonya Merkez Bankası’nın yıl içinde iki ek faiz artışı yapması beklenmektedir. Çin’de 2025 yılı %5 büyüme hedefi gerçekleştirilmiş olsa da, emlak sektöründeki zayıflık ve iç talepteki kırılganlık nedeniyle 2026 büyümesinin %4,5’e gerilemesi öngörülmektedir.
Varlık sınıfları açısından küresel hisse senetlerine yönelik iyimser görünüm korunmaktadır. Özellikle döngüsel sektörler tercih edilmekte; bölgesel bazda Avrupa (EMU), İsviçre ve Gelişmekte Olan Piyasalar için ağırlık artırımı tavsiye edilmektedir. Yapay zekâ temalı büyümenin ABD dışındaki sektör ve bölgelerde de yaygınlaşacağı öngörülmektedir. Tahvil piyasasında Alman devlet tahvillerinde (Bund) getirilerin sınırlı yükseliş gösterebileceği, ABD Hazine tahvillerinde ise ekonomik toparlanmanın büyük ölçüde fiyatlara yansıdığı değerlendirilmektedir. Fransa devlet tahvillerinde (OAT) siyasi belirsizliklerin azalmasıyla kısmi toparlanma görülmekle birlikte, yapısal riskler nedeniyle temkinli yaklaşım sürdürülmektedir. Gelişmekte Olan Piyasalar varlıklarına yönelik fon girişlerinin devam etmesi beklenmektedir. Yerel para birimi cinsinden borçlanma araçları, dış borçlanma enstrümanlarına tercih edilmekte; döviz tarafında ise Brezilya Reali (BRL), Meksika Pesosu (MXN), Türk Lirası (TRY) ve Mısır Poundu (EGP) gibi yüksek getirili ve sınır piyasa para birimlerine odaklanılmaktadır.
Sonuç olarak rapor, ticaret savaşları ve gümrük tarifesi risklerine rağmen 2026 yılının mali teşvikler ve yapay zekâ yatırımlarıyla desteklenen ılımlı bir büyüme dönemi olacağını öngörmektedir. Öne çıkan temel risk unsurları ise jeopolitik gerilimler ve yüksek piyasa değerlemeleridir.
Via: 507