Raporun Ana Mesajı: BBVA Research, Türkiye ekonomisi için 2026 yılı görünümünde Orta Doğu’daki çatışmaların etkisiyle temkinli ve aşağı yönlü risklerin ağır bastığı bir projeksiyon sunmaktadır. Analistler, 2025 yılındaki %3,6’lık büyümenin ardından 2026 için %4,0 olan GSYİH büyüme tahminini korumakla birlikte, İran merkezli çatışmanın derinleşmesi durumunda büyüme ve dış finansman dengesinde ciddi bir ödünleşme yaşanabileceğini öngörmektedir. Temel yatırım tezi, küresel stagflasyonist şokun enerji fiyatları ve tedarik zinciri üzerinden Türkiye'nin dezenflasyon sürecini yavaşlatacağı ve Merkez Bankası'nın (TCMB) sıkı duruşunu korumak zorunda kalacağı üzerinedir.
Öne Çıkan Finansal Noktalar: Türkiye ekonomisi 2025 yılında iç talep ve hizmetler sektörü öncülüğünde %3,6 büyümüştür. 2026 yılı Mart ayı itibarıyla TCMB’nin döviz rezervlerinden yapılan örtülü satışların yaklaşık 50 milyar dolara (35 milyar dolar yabancı çıkışı, 15-20 milyar dolar yerel kurumsal talep) ulaştığı hesaplanmaktadır. Enflasyon tarafında, yılın başında aylık bazda %2’nin üzerinde seyreden katılık ve enerji şoku nedeniyle 2026 yıl sonu TÜFE beklentisi %25 olarak belirlenmiştir. Cari işlemler dengesinde ise enerji fiyatlarındaki her %10’luk artışın GSYİH üzerinde %0,3-0,4 oranında ek bozulma yarattığı vurgulanmaktadır.
Beklentiler: Raporda hisse bazlı bir hedef fiyat bulunmamakla birlikte, makro değişkenler için net tahminler sunulmaktadır. Analistler, 2026 yıl sonu için USD/TRY kurunu 52,0 seviyesinde öngörmektedir. Politika faizinin (fonlama maliyeti) ise mevcut sıkılaştırmanın ardından 2026 sonunda %32,0 seviyesine normalize olması beklenmektedir. Bu tahminlerin arkasındaki temel gerekçe, yüksek enflasyon ve genişleyen cari açık risklerine rağmen kontrollü bir kur rejimi ve büyüme dengesinin korunmaya çalışılmasıdır.
Katalizörler: Küresel ekonomideki yapay zeka (AI) patlaması ve düşen küresel enflasyon trendi dış talebi destekleyen unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Yurt içinde ise Şubat ayında verilen güçlü nakit bütçe fazlası, bölgesel çatışmanın ekonomik etkilerini hafifletmek için hükümete mali manevra alanı sağlamaktadır. Çatışmanın kısa süreli olması durumunda enerji fiyatlarındaki normalleşme ve finansal güvenin hızla tesisi en önemli pozitif katalizörler olacaktır.
Riskler: En kritik risk unsuru, İran ile yaşanan çatışmanın uzun süreli ve derin bir hal almasıdır; bu durum kalıcı yüksek enerji fiyatları ve finansal risk iştahında kapanma anlamına gelmektedir. Yabancı yatırımcıların Mart ayı ortası itibarıyla yaklaşık 35 milyar dolara ulaşan çıkışları ve yerleşiklerin olası dolarizasyon eğilimi kur üzerindeki baskıyı artırmaktadır. Ayrıca, asgari ücret ve erken yıl fiyat ayarlamalarının enflasyon beklentilerini çıpalamayı zorlaştırması operasyonel bir risk olarak not edilmiştir.
Kurum Bazlı Sınıflandırma: BBVA / Garanti BBVA Research, Türkiye’nin 5 yıllık CDS priminin 300 baz puana yükseldiğine ve carry trade iştahının kaybolduğuna dikkat çekmektedir. Kurum, TCMB’nin fonlama maliyetini dolaylı yoldan %40 seviyesine çıkararak proaktif bir tepki verdiğini ve TL likiditesini etkin şekilde sterilize ettiğini altını çizerek belirtmektedir. Analizlerde ayrıca, kamu borç çevirme oranının Ocak-Şubat döneminde %106 seviyesinde gerçekleştiği bilgisi paylaşılmaktadır.
Özetle, Türkiye ekonomisi, dışsal jeopolitik şoklar nedeniyle 2026 yılına zorlu bir başlangıç yapmış ve önemli bir sermaye çıkışıyla karşı karşıya kalmıştır. Büyüme ve dezenflasyon patikasındaki başarı, tamamen Orta Doğu'daki çatışmanın süresine ve TCMB’nin rezerv yönetimi ile faiz politikasındaki kararlılığına bağlı olacaktır. Yatırımcılar için kurdaki kontrollü seyir ve mali disiplin en kritik takip noktalarıdır.