Koç Holding’e yönelik olumlu görüşümüzü koruyoruz. Şirket, tahminlerimize göre net aktif değerine kıyasla yaklaşık %34 iskonto ile işlem görmekte olup, Türkiye’nin en yüksek kaliteli sanayi ve enerji varlıklarına çeşitlendirilmiş bir maruziyet sunmaktadır. 2026 yılına girerken holdingin iki yönlü bir avantaj sunduğunu değerlendiriyoruz: sanayi portföyünde döviz bazlı ve ihracat ağırlıklı, dayanıklı kârlılık motorları ile oynaklık dönemlerinde değer artırıcı sermaye tahsisine imkân tanıyan güçlü nakit üretimi ve bilanço esnekliği. Enerji tarafında Tüpraş, temel bir dayanak olmaya devam ederken 2026 yılındaki sınırlı bakım programı nakit yaratımını desteklemektedir. Sanayi segmenti ise elektrifikasyon, ihracat ve teknoloji iyileştirmeleri aracılığıyla yapısal opsiyonellik sunmaktadır. Ayrıca Koç Holding’i, tek kalemde Türkiye riskine maruz kalmak isteyen kurumsal yatırımcılar için “tek bilet” niteliğinde cazip bir seçenek olarak değerlendiriyoruz; zira bu yapı tekil şirket uygulama riskini azaltmaktadır. Portföyün güçlü nakit üretiminin döngü boyunca yeniden tahsis edilebilmesi, temettü, seçici büyüme ve bilanço optimizasyonunu desteklerken, dezenflasyonist bir ortamda kalite ve sermaye disiplininin öne çıkacağı görüşümüzle KCHOL’ün sürdürülebilir katılım açısından öne çıkan bir araç olmaya devam ettiğini düşünüyoruz.