AiFin

1Q2026 Kar Tahminleri

QNB Finansinvest 22 Nisan 2026
Şirketler 1Ç26 finansallarını 30 Nisan (solo) ve 11 Mayıs (konsolide) tarihine kadar açıklayacaktır. Açıklanan veriler, IAS-29 kapsamında enflasyon muhasebesi ile düzeltilmiş olup, bazı şirketler (Erdemir, Kordsa, Pegasus, THY) fonksiyonel para birimleri döviz olduğu için bu uygulamanın dışında kalmaktadır. Bu nedenle dönemler arası karşılaştırmalarda özellikle enflasyon düzeltmesinin etkisi dikkate alınmalıdır.
 
Makro tarafta, çeyrek içerisinde savaş ve enerji fiyatlarındaki artışın etkisi sınırlı kalırken, vergi finansallarında enflasyon muhasebesinin kaldırılmasının etkisi de önceki yıl boyunca biriktiği için bu çeyrekte daha düşük hissedilecektir. 1Ç25’in oldukça zayıf bir baz oluşturması (BIST-100 toplam kârında reel %27 daralma) nedeniyle yıllık bazda güçlü bir toparlanma beklenmekte ve yaklaşık %65 kâr artışı öngörülmektedir. Ancak çeyreksel bazda bakıldığında, kümülatif kârların %31 gerilemesi beklenmektedir; bu da momentumun henüz tam güçlenmediğine işaret etmektedir.
 
Sektörel görünümde petrol & gaz tarafı en güçlü kâr artışı beklenen alan olurken, bankacılık sektöründe de yaklaşık %60 civarında büyüme öngörülmektedir. Bankalar yılın ilk iki ayında güçlü bir performans sergilese de, Mart ayında jeopolitik gelişmelere bağlı artan fonlama maliyetleri net faiz marjı (NIM) üzerinde baskı yaratmıştır. Buna karşın daha düşük efektif vergi oranı ve risk maliyetindeki dengelenme kârlılığı destekleyici unsurlar olmuştur. Çelik ve enerji (utilities) tarafında ise yıllık bazda zarardan kâra geçiş beklenmektedir.
 
Banka dışı sektörlerde, petrol fiyatlarındaki yükselişin etkisi bu çeyrekte sınırlı kalırken, havacılık tarafında şirket bazlı ayrışma öne çıkmaktadır. Türk Hava Yolları, güçlü yolcu performansı ve özellikle Asya-Pasifik bölgesinde artan pazar payı sayesinde operasyonel olarak güçlü bir çeyrek geçirmekte, FAVÖK tarafında dikkat çekici bir artış sergilemektedir (net zarar açıklasa da operasyonel güç korunmaktadır). Buna karşılık Pegasus, düşük sezon etkisi ve yolcu gelirlerindeki baskı nedeniyle daha zayıf bir çeyrek geçirmektedir.
 
Diğer tarafta Aselsan, yüksek teknoloji çözümleri ve ihracat katkısıyla güçlü FAVÖK marjı ile öne çıkarken, Enerjisa operasyonel kârlılığını reel olarak artırmaya devam etmekte ve net kârda güçlü büyüme sergilemektedir. CW Enerji ise güçlü satış hacmi ve sağlıklı marj yapısıyla pozitif ayrışan şirketler arasında yer almaktadır.

Brisa’nın 1Ç26 döneminde özellikle yenileme kanalındaki güçlü talep sayesinde yıllık bazda çift haneli hacim büyümesi kaydetmesi beklenmektedir. Etkin maliyet yönetimi sayesinde FAVÖK marjının normalleşme seviyelerine doğru iyileşmesi öngörülürken, bilanço yapısındaki toparlanmaya bağlı olarak finansman giderlerinde de gerileme beklenmektedir. Ancak enflasyon muhasebesi kaynaklı yüksek amortisman giderleri nedeniyle net kâr tarafında şirketin başa baş seviyesinde kalması öngörülmektedir.
 
BİM’in 1Ç finansal performansının, 2026 yıl sonu beklentileriyle genel olarak uyumlu gerçekleşmesi beklenmektedir. Güçlü brüt kâr marjı sayesinde, ücret artışlarına rağmen FAVÖK marjının beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi öngörülmektedir.

EnerjiSA: Şirketin 1Ç döneminde WACC ayarlamasının desteği ve verimlilik & kalite kalemindeki pozitif katkıyla enflasyonun üzerinde operasyonel performansını koruduğu öngörülmektedir. 4Ç25’te negatif katkı veren bu kalemin yeniden pozitife dönmesi operasyonel görünümü desteklemektedir. IFRS bazlı net kârın pozitife döndüğü tahmin edilirken, daha düşük vergi giderleri ve gerileyen fonlama maliyetleri sayesinde UNI tarafında performansın iki katın üzerinde artış göstermesi beklenmektedir.

EREGL: Şirketin 1Ç döneminde satış hacimlerinde normalleşme eğilimini koruyarak yıllık bazda yaklaşık %8 büyüme kaydettiği öngörülmektedir. Karlılık tarafında ise ton başına FAVÖK’ün çeyreklik bazda büyük ölçüde yatay seyrederek yaklaşık 80 ABD doları/ton seviyesinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Ürün fiyatlarındaki son artışların etkisinin ise daha çok önümüzdeki çeyrek finansallarında hissedileceği değerlendirilmektedir.
 
Ford Otosan’da 1Ç döneminde en belirleyici unsur, Focus modelinin satış ağından çıkmasıyla binek araç segmentinde yurt içi pazar payında yaşanan belirgin daralma olmuştur. İhracat tarafında ise ABD-İran geriliminin çeyreğin son ayında talebi zayıflatması, hacimler üzerinde ek baskı yaratmıştır. Bu gelişmeler doğrultusunda şirket gelirlerinin yıllık bazda %11 gerilemesi beklenmektedir.
Maliyet tarafında satılan malın maliyetindeki artış kârlılığı baskılarken, düzeltilmiş FAVÖK marjının %6,3 seviyesinde gerçekleşeceği öngörülmektedir. Net kârın yaklaşık 5.922 milyon TL ile %3,2 net kâr marjına işaret etmesi beklenirken, EUR/TRY kurunda düşük volatilite nedeniyle kur farkı gelirlerinin katkısının sınırlı kaldığı değerlendirilmektedir.

PGSUS: Havayolu şirketinin toplam yolcu sayısı yıllık bazda %9 artarken, Mart ayında Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gelişmeler nedeniyle zayıflayan talep sonucu dış hat yolcu büyümesi iç hatların gerisinde kalmıştır. Jet yakıtı fiyatlarındaki artışın, yüksek hedge oranı sayesinde 1Ç finansallarına etkisinin sınırlı kalması beklenmektedir.
Buna karşın zayıf sezon etkisi ve düşen yolcu birim gelirleri (yield) nedeniyle FAVÖK’ün negatif bölgeye geçmesi öngörülmektedir. Kur farkı giderlerinin de etkisiyle net kâr tarafındaki baskının arttığı değerlendirilmektedir.

THY: Havayolu şirketinin yolcu sayısı yıllık bazda %13 artarken, doluluk oranı 289 baz puan yükselmiş; hem iç hem de dış hatlarda güçlü bir trafik performansı sergilenmiştir. Yolcu ve kargo birim gelirlerinde (yield) sağlıklı bir iyileşme beklenirken, jet yakıtı fiyatlarındaki artışın etkisinin mevcut sözleşme yapısı sayesinde bu çeyrekte sınırlı kaldığı, asıl etkinin ise önümüzdeki çeyrek finansallarına yansıyacağı öngörülmektedir.

TUPRS: Rafineri şirketinde yüksek ürün marjlarının (crack spread) etkisi 1Ç26 finansallarına yalnızca Mart ayı ile sınırlı yansıdığı için etkisi görece sınırlı kalmıştır. Buna rağmen ABD doları bazında FAVÖK’te yıllık yaklaşık %40 artış öngörülmektedir. Yüksek marjların etkisinin 2. çeyrek finansallarında daha belirgin hale gelmesi beklenirken, sıkılaşan ham petrol piyasasına bağlı olarak petrol fiyat farklarının (oil differentials) ters etkisi de görülebilir. Öte yandan vergi finansallarında enflasyon muhasebesinin kaldırılmasına bağlı ertelenmiş vergi giderlerinin net kâr üzerinde yeniden baskı yaratması beklenmektedir.
 
Genel çerçevede, 1Ç26 sonuçları güçlü bir yıllık toparlanmaya işaret etse de çeyreklik bazda zayıf seyir, jeopolitik riskler ve marj baskıları nedeniyle temkinli bir görünüm sunmaktadır. Bu nedenle piyasa tepkisinin sektör ve şirket bazlı ayrışmalar üzerinden şekillenmesi beklenmektedir. 

Via 507
Çarşamba, 22 Nisan 2026 00:00
Öne Çıkanlar Kurumlar Hisse Karşılaştır Partnerlerimiz Videolar Blog İletişim
Hesabım Çıkış Yap
Google Play Apple Store