2. Çeyrek 2026 Banka Bilanço Beklentileri
Bankacılık sektöründe 2Ç26 için genel beklenti temkinli; araştırma kapsamındaki bankaların çeyreksel bazda ortalama %25 net kâr daralması, yıllık bazda ise %4 net kâr artışı açıklaması bekleniyor. TSKB ve Vakıfbank’ın 2Ç26’da çeyreksel yataya yakın net kâr açıklaması beklenirken, Garanti Bankası’nın çeyreksel %20 gerilemeye rağmen nominal olarak en yüksek net kârı açıklamayı sürdürmesi öngörülüyor. 2Ç26’da en yüksek net kâr daralmasının Yapı Kredi ve İş Bankası’nda olacağı tahmin ediliyor.
TL kredi-mevduat makası, artan TL mevduat faizleri nedeniyle daraldı ve TCMB’nin politika faizi ayarlaması sonrasında TL kredi getirilerindeki sınırlı iyileşme fonlama maliyetlerindeki artışın gerisinde kaldı. Beklentilere paralel olarak sektör genelinde TL kredi-mevduat makası daralırken, TÜFE’ye endeksli menkul kıymet değerleme düzeltmeleri bu daralmayı kısmen telafi etti. Artan swap kullanımı ve yükselen faiz oranları nedeniyle toplam swap maliyetleri yükseldi, para piyasası fonlama maliyetleri de ortalama olarak hafif arttı. Bu nedenle araştırma kapsamındaki bankaların 2Ç26’da ortalama 50 baz puan daha düşük net faiz marjı ile tamamlaması bekleniyor.
Çeyrekte TL kredi büyümesi %7,2 ile 1Ç26’daki %8,6’nın altında kaldı ve yıllık bazda %41,4 olarak gerçekleşti. TL mevduat büyümesi ise TL kredi büyümesinin üzerinde seyrederek çeyreksel %13,6 ve yıllık %30,9 oldu. YP krediler dolar bazında %1,0 büyürken YP mevduat çeyreksel bazda %5,3 daraldı; Akbank ve Halkbank için yatay veya hafif pozitif YP mevduat büyümesi, Garanti Bankası ve Yapı Kredi için ise ortalamanın üzerinde TL mevduat büyümesi bekleniyor. Aktif kalitesinde net risk maliyetinin çeyreksel bazda 25 baz puan artması ve bankaların yıl sonu beklentileriyle genel olarak uyumlu kalması öngörülüyor.
Net ücret ve komisyon gelirlerinin çeyreksel bazda %12 artmasına karşın faaliyet giderlerindeki daha hızlı artış nedeniyle ücret/faaliyet gideri oranının hafif gerilediği belirtiliyor. Artan swap kullanımı ve yükselen faiz oranlarının swap maliyetlerini artırması, alım-satım gelirlerinin katkısını belirgin biçimde azaltırken saf alım-satım faaliyetlerinden gelen katkı da bu maliyetleri telafi edemedi. Vergi giderlerinin 1Ç26’daki normalleşmenin ardından çeyreksel bazda yatay seyrettiği ifade edilirken, 50 baz puan daha düşük swap maliyetine göre düzeltilmiş NFM ve %25 çeyreksel net kâr daralması, ortalama %18 özkaynak kârlılığına işaret ediyor. Kurumun ana çıkarımı, özellikle TSKB ve Vakıfbank’ın net kâr büyümesi açısından öne çıkabileceği, sektör genelinde ise kârlılık üzerinde makas daralması ve yükselen fonlama maliyetlerinin baskı oluşturduğu yönünde.