Altında Tepki Yükselişi mi, Yeni Trend mi?
Altın fiyatlarında yukarı yönlü hareketler görülse de, yeni bir yükseliş trendinin başladığını söylemek için erken olduğu vurgulanıyor. Ana belirleyici unsur olarak ABD ile İran arasındaki yeniden tırmanan jeopolitik gerilim gösteriliyor. Karşılıklı hava saldırılarının genişlemesi ve diplomatik temasların askıya alınması, petrol arzına ilişkin endişeleri artırıyor. Bu gelişmeler enerji fiyatlarını yukarı iterken, enflasyon baskılarını da güçlendirebilecek bir zemin oluşturuyor.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin Fed'in faiz artırımı ihtimalini desteklediği ve bunun ABD tahvil getirilerini yukarı çektiği belirtiliyor. ABD 2 yıllık tahvil getirisi %4,26 seviyesinde bulunurken, 10 yıllıkların %4,60 seviyesinin üzerinde olduğu aktarılıyor. Ayrıca 10 yıllık tahvilin enflasyondan arındırılmış reel getirisinin %2,35 seviyesinde olduğu ve savaşın başlamasından bu yana yükseliş trendini sürdürdüğü ifade ediliyor. Yükselen tahvil faizleri ve daha sıkı para politikası beklentileri altın üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor.
Bu baskının azalması için önce ABD-İran cephesinde yumuşama görülmesi gerektiği belirtiliyor. Böyle bir durumda petrol fiyatlarında gevşeme beklenirken, Fed'e yönelik faiz artırımı beklentilerinin de zayıflayabileceği ve reel tahvil faizlerinde gerileme yaşanabileceği ifade ediliyor. Teknik tarafta ise 4187$ direncinin aşılması gerektiği, bu seviyenin 8 haftalık üssel ortalamaya denk geldiği vurgulanıyor. Bu direncin üzerinde 4682$ ve 4855$ seviyelerinin hedef haline gelebileceği söyleniyor.
Mevcut konjonktürde 4187$ seviyesine kadar olası yükselişler tepki hareketi olarak değerlendiriliyor ve 3700$ seviyesine kadar baskının sürebileceği görüşü korunuyor. Kısa vadede olumlu fiyatlamalara dönmek için 4187$ üzerinde kapanışların ana şart olduğu net biçimde ifade ediliyor. Rapordaki ana tez, altın için kalıcı bir yükselişten ziyade jeopolitik riskler ve reel getirilerdeki artışın yön verdiği kırılgan bir görünüm olduğu yönünde özetlenebilir. En kritik çıkarım, altının güçlü bir trend değişimi için hem temel hem de teknik cephede daha net bir iyileşmeye ihtiyaç duymasıdır.