PhillipCapital, ASELS - ASELSAN için hedef fiyatını 546,6 TL, tavsiyesini Endeks Üstü Getiri olarak belirledi ve hisseyi araştırma kapsamına aldı.
ASELSAN için 546,6 TL hedef fiyat ve Endeks Üstü Getiri tavsiyesi veriliyor. 8 Eylül 2026 kapanışına göre bu hedef fiyat %40,2 getiri potansiyeline işaret ediyor. Şirket, savunma elektroniğinde güçlü konumu, geniş ürün portföyü ve yüksek bakiye siparişiyle öne çıkıyor. Gelir görünürlüğünün teslimat temposuyla desteklendiği ve mevcut siparişlerin büyük kısmının 2028 sonuna kadar teslim edileceği değerlendiriliyor.
2Ç26 itibarıyla bakiye siparişler 23,2 milyar USD seviyesine ulaştı ve son bir yılda %45 arttı. Şirketin açıkladığı yaşlandırma takvimine göre mevcut siparişlerin yaklaşık %65’inin 2028 sonuna kadar teslim edilmesi bekleniyor. 2026 hasılat tahmininin 4,9 milyar dolarlık bölümünün hâlihazırda defterde bulunan siparişlerden geleceği öngörülüyor. Temmuz 2026’da imzalanan 1,47 milyar euro tutarındaki hava savunma seri üretim sözleşmesinin gelir görünürlüğünü daha da güçlendireceği düşünülüyor.
Marj tarafında ölçek etkisinin ana destekleyici unsur olacağı, FAVÖK marjının 1Y26’da 120 baz puan artışla %26,3’e çıktığı belirtiliyor. 2026 ve 2028 için sırasıyla %27,7 ve %30,4 FAVÖK marjı, %31,6 ve %32,0 brüt marj öngörülüyor. Gelir tanıma yapısında teslimat bazlı ciro payı %31’den %45’e yükselirken, zamana yaygın proje muhasebesiyle tanınan cironun payı %69’dan %55’e geriledi. Yatırım harcamalarının satışlara oranının 2026-27’de yaklaşık %25 seviyesinde kalıp 2030’da %20’ye, 2035’te %12’ye düşmesi bekleniyor.
Hedef fiyat %25 İNA ve %75 emsal çarpan analiziyle hesaplanıyor; İNA değeri 385,1 TL, emsal değeri 600,4 TL olarak bulunuyor. Çarpan bazlı yaklaşımın öne çıkmasının nedeni, savunma sektöründeki yeniden değerleme potansiyeli ve ASELSAN’ın emsal medyaya göre FD/FAVÖK bazında 2026T ile 2027T’de sırasıyla yaklaşık %8,9 ve %8,5 iskontolu işlem görmesi. Temel riskler arasında küresel savunma hisselerindeki olası yeniden fiyatlama, yatırım programının uzaması veya işletme sermayesi ihtiyacındaki artış nedeniyle serbest nakit akımının pozitife dönüşünün ötelenmesi ve bakiye siparişlerin %49,7’sinin tek bir kamu alıcısında yoğunlaşması yer alıyor.