Bilanço Beklentileri
İnfo Yatırım, 2Ç26 bilanço döneminde şirket sonuçlarının sektörler arasında belirgin biçimde ayrışacağını düşünüyor ve iç pazara duyarlı şirketlerde yüksek finansman maliyetleri, zayıf iç talep ve enflasyonun altında kalan kur artışının operasyonel performansı sınırlayacağını bekliyor. Buna karşılık ihracat ağırlığı yüksek, döviz bazlı gelir üreten, regüle gelir yapısına sahip veya maliyet optimizasyonu sağlayabilen şirketlerin daha dirençli sonuçlar vermesi bekleniyor. Kurum, enflasyon muhasebesi nedeniyle oluşan parasal kazanç ve kayıpların net kârı dönemsel olarak bozabileceğini, bu yüzden operasyonel performansın FAVÖK, faaliyet kârı ve nakit yaratma kapasitesi üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Genel ana tez, güçlü ciro büyümesinden çok marj dayanıklılığı, nakit akışı, borçluluk seviyesi ve tek seferlik gelirlerin etkisinin ön plana çıkacağı yönünde.
Sanayi tarafında otomotivde güçlü ihracat hacimlerine rağmen iç pazardaki yoğun rekabet, zayıf fiyatlama disiplini ve EUR/TL’deki artışın enflasyonun gerisinde kalması marjlar üzerinde baskı yaratıyor. Çimento sektöründe iç talebin ve deprem bölgesi kaynaklı yüksek bazın normalleşmesi yıllık bazda zayıflama yaratırken, enerji maliyetlerinin kontrol altında tutulması ve yurt dışı operasyonlar şirket bazında pozitif ayrışma sağlayabiliyor. Elektrik üretim şirketlerinde düşük piyasa takas fiyatlarının yurt içi operasyonları baskılaması beklenirken, güçlü HES, yenilenebilir üretim, ticaret faaliyetleri ve yurt dışı santral katkıları bu baskıyı kısmen dengeleyebilir. Tüketim ve perakendede indirim marketleri ile gıda perakendesinin görece dirençli kalması beklenirken, gıda enflasyonundaki yavaşlama, takvim etkileri, yoğun promosyonlar ve zayıflayan tüketici talebi büyümeyi ve marjları sınırlayabilir.
Bankacılıkta faiz indirimlerinin ötelenmesi, TL kredi getirilerindeki zayıflama ve artan swap maliyetleri net faiz marjını baskı altında tutabilir; buna karşın TÜFE’ye endeksli menkul kıymet gelirleri ve güçlü ücret-komisyon büyümesi kârlılığı destekleyebilir. Havacılıkta jeopolitik gelişmeler, zayıflayan trafik göstergeleri ve jet yakıtı maliyetlerindeki sert artış ikinci çeyrek sonuçlarının ana belirleyicileri olacak; yolcu gelirleri ve kargo operasyonları bazı şirketlerde savaş kaynaklı trafik kaymalarından olumlu etkilenebilse de marjlar üzerinde baskı bekleniyor. Havalimanı işletmecilerinde ise güçlü yurt dışı operasyonlar ve konsolidasyon değişiklikleri nedeniyle havayollarına kıyasla daha dengeli sonuçlar görülebileceği değerlendiriliyor. Bu çerçevede kurum, yatırımcıların yalnızca net kâr büyümesine değil operasyonel kârlılığın kalitesine, finansman giderlerinin seyrine ve yılın ikinci yarısına ilişkin beklentilere odaklanması gerektiğini söylüyor.
Raporun seçili şirket beklentilerinde AKSEN için net satışların 10.500, FAVÖK’ün 3.350 ve net kârın 600 olması beklenirken, FAVÖK marjı 31,9% seviyesinde öngörülüyor. ASELS’te net satışların 47.719, FAVÖK’ün 11.930 ve net kârın 6.681 ile güçlü yıllık büyüme sergilemesi bekleniyor; ASTOR’da ise satışların 10.192’ye, FAVÖK’ün 3.261’e ve net kârın 2.038’e çıkması tahmin ediliyor. BIMAS, CCOLA ve MGROS tarafında şirketlerin operasyonel dayanıklılıklarını koruması beklenirken, DOAS ve FROTO için iç talep, rekabet ve marj baskıları öne çıkıyor. Havacılıkta THYAO, PGSUS ve TAVHL için jeopolitik etkiler, yakıt maliyetleri ve trafik dinamikleri temel değişkenler olurken; TCELL’de enflasyonun tarifelere yansıtılması ve ARPU büyümesi gelirleri destekleyen ana unsur olarak öne çıkıyor.