Dünya Borsaları
ABD hisse senedi endeksleri, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole Sempozyumu’ndaki açıklamalarının ardından oluşan şahin beklentilerle değer kayıplarıyla fiyatlandı. Enflasyonun hâlâ yüksek olduğu vurgulanırken, Fed’in önceliğinin fiyat artışları olduğu ve %2 hedefine hızla yaklaşılmadığı takdirde faiz artırımının gündeme gelebileceği mesajı verildi.
Eylül ayında 25 baz puanlık faiz artırımına yönelik fiyatlamalar güçlenerek %66’lı seviyelere yaklaştı. Tahvil piyasasında değer kayıpları sürerken 2 ve 10 yıllık getiriler yılın en yüksek seviyesine ulaştı. DXY ve kıymetli metaller negatif fiyatlandı, S&P 500 Endeksi’nde ise yalnızca enerji ve teknoloji sektörleri pozitif ayrıştı.
Enerji sektörü %2,10 yükselirken, siber güvenlik ve yazılım sektörlerinin etkisiyle teknoloji %0,30 değer kazandı. Buna karşılık telekomünikasyon %1,63, altyapı %1,18 ve endüstriyeller %1,16 düşüşle en zayıf performansları gösterdi. Bu görünüm, piyasalarda risk iştahının zayıf kaldığını ve faiz beklentilerinin fiyatlamalarda baskın olduğunu gösteriyor.
Jeopolitik tarafta Hürmüz Boğazı’ndan günlük ortalama 30 tankerin geçtiği, petrol akışının sürmesi nedeniyle fiyatların beklenen ölçüde yükselmediği belirtildi. Sağlık harcamalarını azaltma hedefi kapsamında 9 ilaç şirketiyle yeni fiyatlandırma anlaşmaları yapıldığı da açıklandı. Kısa vadede ABD ISM ve haftalık JOLTS verileri, Euro Bölgesi enflasyon verileri ile birlikte, piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacak ana katalizörler olarak öne çıkıyor.