Enflasyon Raporu
TCMB, 2026-3 Enflasyon Raporu toplantısında 2027, 2028 ve orta vade enflasyon tahminlerini sırasıyla %15, %9 ve %5 seviyelerinde sabit tuttu, 2026 yıl sonu tahminini ise 2 puan artırarak %28’e çıkardı. Ara hedef %24 seviyesinde bırakılırken tahmin-hedef aralığı açıldı.
Başkan Fatih Karahan, sıkı duruşun istikrar sağlanana kadar korunacağını vurguladı. Enflasyonda arz şoklarına rağmen aşağı yönlü ana eğilimin sürdüğünü ve iç talep koşullarındaki zayıflamanın belirginleştiğini söyledi. Hizmet enflasyonunda temmuz ayındaki katılım payı düzenlemesi ile akaryakıt fiyatlarına bağlı ulaştırma kaleminin yukarı yönlü etkisi öne çıkarken, bunların dışındaki kalemlerde düşüş belirginleşti. Temel mal enflasyonu %17 ile manşetin altında kaldı ve kredi büyümesinin şubat sonundaki %34,6 seviyesinden %25 dolayına gerilemesi ile TL mevduatın toplam mevduat içindeki payının %62’ye yükselmesi makro ihtiyati adımların etkili olduğunu gösterdi.
%28’lik 2026 yıl sonu tahmininin gerçekleşmesi için Ağustos-Aralık döneminde kümülatif enflasyonun 2025’in aynı dönemine göre yaklaşık 2,9 puan daha aşağıda olması gerekiyor. 3 aylık yıllıklandırılmış ana eğilimin %27 olduğu belirtilirken, enerji etkilerinin ağustosa sarktığı ve vakıf üniversite ücretlerinin ağustos-eylül döneminde risk oluşturduğu aktarıldı. %15’lik 2027 tahmini ise yıl sonu enflasyonun %28 olacağı varsayımıyla aylık ortalama %1,17 artışa işaret ediyor; bu da bugünkü yaklaşık %2’lik ana eğilime kıyasla belirgin bir yavaşlama varsayımı anlamına geliyor. 2027, 2028 ve orta vadeli tahminlerin sabit bırakılması, jeopolitik şokun kalıcı bir eğilim bozulması olarak okunmadığını gösteriyor.
Mevcut fonlamanın gecelik oran üzerinden %40 seviyesinde olması, yıl sonuna kadar enflasyonun %31,8’den %28’e gerilemesiyle birlikte reel faizi anlık %6’nın üzerindeki seviyeden %9,3’e taşıyabilir. Uygun koşullar oluşursa yeniden 1 hafta vadeli repo ihalelerine başlanması değerlendirilebilir ve yıl sonunda fonlama oranının %37’ye inmesi halinde reel faizin yaklaşık %7 seviyesinde gerçekleşmesi en makul senaryo olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte hizmet enflasyonunda soğumanın daha belirgin hale gelmemesi ve arz şoklarının ikincil etkilerinin ortaya çıkması temel riskler arasında yer alıyor. Kurum, yıl sonuna kadar politika faizinde indirim beklemiyor ve yıl sonu enflasyonunu %30 olarak tahmin ediyor.