Günlük Strateji Bülteni
BIST 100 endeksi 14.079,97 seviyesinde günü %0,09 düşüşle tamamlarken, bankacılık ve sanayi endekslerindeki yükseliş genel piyasadaki zayıf seyre kısmen karşılık verdi. ABD teknoloji hisselerindeki satışların Asya piyasalarına yansıdığı, Güney Kore’de Kospi’nin %6,10 gerilediği ve Samsung Electronics ile SK Hynix hisselerinde sert kayıplar görüldüğü vurgulandı. Bu görünümde küresel risk iştahı zayıf kalırken, Hong Kong’un pozitif ayrışması ve bazı Asya borsalarındaki yatay seyir öne çıktı.
Bültenin ana gündemi, ABD’de enflasyondaki yavaşlama ve buna karşın ekonomik faaliyetin tamamen zayıflamaması oldu. Haziran TÜFE’nin aylık bazda %0,4 gerileyerek 2020’den bu yana ilk negatif aylık enflasyonu kaydettiği, yıllık TÜFE’nin %3,5’e ve çekirdek enflasyonun %2,6’ya indiği belirtildi. ÜFE’nin de aylık %0,3 gerileyip yıllık %5,5 artarak beklentilerin altında kaldığı, Fed Bej Kitap’ın ise ekonomik faaliyetin çoğu bölgede “hafif ila orta” hızda arttığını gösterdiği aktarıldı.
Euro Bölgesi’nde sanayi üretiminin mayısta aylık %0,2 ve yıllık %1,2 gerilemesi, bölge ekonomisinde ivme kaybına işaret eden önemli bir veri olarak öne çıktı. Çin’de ikinci çeyrek büyümenin yıllık %4,3’e yavaşlaması, yıllık %4,5 beklentisinin ve hükümetin %4,5-5 hedef aralığının altında kaldı; aynı dönemde çeyreklik büyüme %0,9 ile son iki yılın en zayıf seviyesine indi. Haziranda Çin’de perakende satışların %1,0, sanayi üretiminin %5,3 artmasına rağmen yılın ilk yarısında sabit varlık yatırımlarının %5,7 azalması, büyümenin iç talep yerine sanayi ve ihracata dayalı kalmaya devam ettiğini gösterdi.
Yurt içinde Tarım-ÜFE ve bütçe dengesi verilerinin takip edileceği, ayrıca güncel ekonomik takvimde İngiltere, Euro Bölgesi ve ABD’den gelecek verilerin piyasa yönü açısından belirleyici olabileceği ifade edildi. Bülten, Güney Kore Merkez Bankası’nın enflasyon baskılarını sınırlamak için politika faizini üç yılı aşkın sürenin ardından ilk kez artırdığını da hatırlattı. Genel sonuç olarak rapor, kısa vadede küresel piyasalarda teknoloji hisseleri kaynaklı oynaklığın ve veri bağımlı fiyatlamanın süreceğini, merkez bankaları ve büyüme verilerinin risk iştahı üzerinde etkili olmaya devam edeceğini ortaya koyuyor.