Günlük Strateji Bülteni
Hisse senedi piyasaları haftanın son işlem gününe sert satışlarla başlarken, Alphabet’in yapay zeka yatırımlarına yönelik sermaye harcamalarının sorgulanması ve Tesla’nın hayal kırıklığı yaratan finansal sonuçları risk iştahını zayıflattı. Asya tarafında Japonya Nikkei225 Endeksi %2,99, Güney Kore Kospi Endeksi %5,04 ve Tayvan Taiex Endeksi %2,67 gerilerken, Orta Doğu’da enerji tedarikine ilişkin belirsizlikler ve petrol fiyatlarındaki yükseliş de baskı yarattı. Borsa İstanbul’da ise önceki seansta negatif seyir izlendi ve BIST100 Endeksi %0,46 düşüşle 14.138 puandan kapandı.
Avrupa Merkez Bankası politika faizlerini beklentilere paralel olarak değiştirmeyip mevduat faizini %2,25, ana refinansman faizini %2,40 ve marjinal borç verme faizini %2,65 seviyesinde sabit tuttu. Karar metninde enerji fiyatlarındaki oynaklık ile Orta Doğu’daki savaşın yarattığı belirsizliğin sürdüğü, enerji şokunun enflasyon üzerindeki etkilerinin yakından izlendiği vurgulandı. TCMB de Temmuz PPK toplantısında politika faizini %37,0’de sabit bıraktı ve gecelik borçlanma ile borç verme faizlerini sırasıyla %35,5 ve %40,0 seviyelerinde korudu.
Karar metninde, temmuz ayında enflasyonun ana eğiliminde geçici yükseliş beklenirken enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin yukarı yönlü risk oluşturduğu, iç talepteki zayıflamanın ise dezenflasyon sürecini desteklediği belirtildi. TCMB, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun korunacağını, enflasyon görünümünde kalıcı bozulma olması halinde ilave sıkılaşma yapılabileceğini ve kararların veri odaklı alınacağını yineledi. Aynı gün TÜİK ve TCMB iş birliğiyle hesaplanan tüketici güven endeksi haziranda 87,9 iken %2,2 artışla 89,8’e yükseldi.
Kısa vadede piyasaların yönü, gün içinde açıklanacak öncü PMI verileri ve ABD verileriyle şekillenebilir. Japonya, Almanya, Euro Bölgesi, İngiltere ve ABD’den gelecek imalat ve hizmet PMI rakamları küresel büyüme görünümüne dair sinyal verecek; ayrıca Türkiye’de TCMB Sektörel Enflasyon Beklentileri raporu izlenecek. Genel çerçevede rapor, merkez bankalarının temkinli duruşunu, enerji kaynaklı enflasyon risklerini ve küresel satış baskısının kısa vadede piyasalarda dalgalanmayı artırabileceğini öne çıkarıyor.