ISCTR - Finansal Değerlendirme Raporu
İş Bankası 2026 yılı ikinci çeyreğinde geçen çeyreğe göre %52,5 azalışla beklentilerin altında 9,66 milyar TL solo net kar açıkladı. Banka 2Ç26’da %13,8 özkaynak karlılığına ve %1,2 aktif karlılığına ulaştı. Zayıf sonuçların hisse üzerinde baskı yaratması bekleniyor ve raporun ana tonu olumsuz.
TL kredi bacağında çeyreklik %6,3 nominal artış görülürken ticari krediler %5,3, bireysel krediler %7,1 ve bireysel kredi kartı %8,1 büyüdü. Toplam TL kredi bakiyesi 1,68 trilyon TL seviyesine çıktı, YP krediler ise çeyreklik %0,8 daralarak 19,9 milyar USD oldu. Bankanın menkul portföyünde TL varlıkların payı %69,8, YP varlıkların payı %30,2 olarak korunurken, TL menkuller içinde TÜFE'ye endeksli kağıtların payı 1Ç26’ya göre 60 bps artarak %25,5’e yükseldi. Net ücret&komisyon gelirleri çeyreklik %18,8 artışla 45,2 milyar TL olurken operasyonel giderleri karşılama oranı 12 puan yükselerek %83’e çıktı.
Bankanın swap dahil net faiz marjı, parasal genişleme sürecinin kesintiye uğramasıyla 1Ç26’ya göre 170 bps azalarak %2,1 seviyesinde gerçekleşti. Yönetim 2026 beklentilerinde net faiz marjı tahminini yaklaşık %5’ten %3,2-3,4 bandına çekti, ortalama maddi özkaynak karlılığı beklentisini de yaklaşık %30’dan yaklaşık %25’e indirdi. Buna karşın TL kredi büyümesi için orta %30'lar, net ücret&komisyon geliri büyümesi için yaklaşık %40, faaliyet giderleri artışı için orta %40'lar ve takipteki alacaklar oranı için yaklaşık %4 beklentileri korundu. Sermaye yeterlilik oranı için beklenti BDDK önlemleri hariç %15’in üzerinde tutuldu.
Takipteki kredi dağılımında 2. aşama kredilerin payı 70 bps artışla %12,7’ye, 3. aşama kredilerin payı 30 bps artışla %3,8’e yükseldi. Net kredi risk maliyetleri çeyreklik 32 bps artarak 237 bps oldu ve sermaye yeterlilik rasyosu 20 bps artışla %15,4’e çıktı. Banka, 3. çeyrek sonuçları itibariyle SYO hesaplama metodolojisini değiştirecek ve yeni metodolojiye göre sermaye yeterlilik rasyosu %17,3 olacak. Genel değerlendirmede rapor, zayıf marj görünümü ve kârlılıktaki düşüşe rağmen güçlü ücret gelirleri, kredi büyümesi ve sermaye tarafının izlenmesi gerektiğini; ancak kısa vadede baskının sürebileceğini vurguluyor.