KRDMD - Değerleme Analizi
KRDMD’nin 2Ç26 sonuçları marj tarafında belirgin bir toparlanma gösterdi ve ana hikâye operasyonel iyileşme ile kapasite kullanımındaki artışın birleşiminde şekillendi. Net satışlar 20,8 milyar TL ile 2Ç25’teki 19,3 milyar TL seviyesine göre %7,7 arttı, brüt kar %89,8 büyüyerek 2,0 milyar TL’ye ulaştı ve brüt kar marjı %5,5’ten %9,6’ya yükseldi. FAVÖK yarıyıl bazında %49,4 artışla 4,75 milyar TL’ye çıkarken, FAVÖK marjı %8,05’ten %12,72’ye ve ton başına FAVÖK 49 dolardan 80 dolara yükseldi. Net kar 5,9 milyar TL oldu; bunun büyük bölümü 4,9 milyar TL’lik ertelenmiş vergi gelirinden kaynaklandı.
Şirketin büyüme tezinin merkezinde 1,25 milyon ton kapasiteli SDM#2’nin sıvı çelik kapasite kullanım oranını yukarı taşıma etkisi yer alıyor. 3 Nisan 2026’da devreye alınan ikinci sürekli döküm makinesi, kapasitenin daha etkin kullanılmasına imkan tanırken, artan tonajın önemli bir kısmı düşük katma değerli kütüğe yöneldi. Bu nedenle haddelenmiş ürün satışları %5,8 geriledi ve haddelenmiş ürün payı %57,9’dan %53,5’e indi. Devam eden haddehane yatırımlarının katkısının sınırlı kalması ve mevcut 1,98 milyon tonluk haddehane kapasitesinin bir tavan oluşturması vurgulandı.
Hissenin değerlemesinde 2027’de yürürlüğe girecek indirimli kurumlar vergisi oranı önemli bir destek unsuru olarak öne çıkıyor. 2027 itibarıyla vergi oranının %25’ten %12,5’e inmesi serbest nakit akışını güçlendirecek kalıcı bir katalizör olarak değerlendiriliyor. TÇÜD’e göre 1Y26’da %6,6 artan yurt içi tüketim de orta vadeli görünümü destekleyen diğer bir unsur. Buna karşılık AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması entegre yüksek fırın rotası nedeniyle yapısal bir dezavantaj yaratıyor ve 20,7 milyar TL’lik net döviz açık pozisyonu kur duyarlılığını yüksek tutuyor.
Bu çerçevede 54,90 TL hedef fiyat ve TUT tavsiyesi korunuyor; hedef fiyat 45,62 TL’lik kapanışa göre %20 yükseliş potansiyeline işaret ediyor. PD/DD çarpanı 0,44 seviyesinde bulunurken, değerlemeye dahil edilmeyen verimlilik yatırımları ve demiryolu tekeri kapasitesi ilave opsiyon olarak bırakılıyor. Kapasite kullanımının hedeflenen seviyeye ulaşmaması, hammadde fiyatlarındaki yukarı yönlü hareketler ve haddelenmiş ürün payındaki toparlanmanın gecikmesi başlıca riskler olarak öne çıkıyor. En kritik sonuç, şirketin kısa vadede marj iyileşmesi göstermesine rağmen orta vadeli potansiyelinin esas olarak kapasite kullanımındaki artış, vergi avantajı ve iç talep dinamiklerinden beslendiği yönünde.