QNB Mayıs 2026 Makroekonomik Görünüm Raporu: Türkiye’de Büyüme Yavaşlıyor, Enflasyon Baskısı Sürüyor
QNB Ekonomik Araştırmalar Bölümü tarafından yayımlanan Mayıs 2026 raporu, Türkiye ve dünya ekonomisine dair önemli verileri ve gelecek öngörülerini ortaya koydu. Rapor, küresel jeopolitik risklerin devam ettiği bir ortamda, Türkiye ekonomisinin büyüme hızında yavaşlama ve enflasyon beklentilerinde yukarı yönlü bir güncelleme ile karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Ekonomik Büyüme ve İç Talep Dengesi Türkiye ekonomisi, 2025 yılının son çeyreğinde tüketim harcamalarının güçlü katkısına rağmen yıllık bazda %3,4 oranında büyüyerek yavaşlama sinyalleri verdi. Raporda, 2026 yılı geneli için GSYH büyüme tahmini %3,0 olarak belirlendi. İç talep tarafında perakende satışlar canlılığını korusa da kredi kartı harcamalarındaki yavaşlama, talepte kısmi bir ivme kaybına işaret ediyor. Sanayi üretimi ise bu süreçte zayıf bir seyir izlemeye devam ediyor.
Enflasyon Tahminleri Yükseldi Nisan ayı itibarıyla yıllık %32,4'e yükselen tüketici enflasyonu, enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle yılsonu tahmininin %31’e çıkarılmasına neden oldu. Enerji fiyatlarındaki yükselişin hanehalkı ve reel sektörün enflasyon beklentilerini tüm kesimlerde bozduğu vurgulanıyor. Bu duruma paralel olarak TCMB’nin faiz indirimlerini durdurduğu ve likiditeyi sıkı tutarak gecelik faizleri koridorun tavanında tuttuğu belirtiliyor. Yılsonu politika faizi tahmini ise %37,0 olarak açıklandı.
Dış Ticaret ve Döviz Kuru Beklentileri Enerji fiyatlarındaki artışın cari işlemler açığını genişletmesi bekleniyor; 2026 yılı için cari açık tahmini 56 milyar dolar (%3,0/GSYH) olarak güncellendi. İhracat miktar endeksi 2025'teki düşüşün ardından düşük seviyelerde kalmaya devam ederken, dolar/TL kurunun 2026 yılsonunda 51,6 seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. Ayrıca raporda, Türkiye’deki altın stokunun 4.300 tona ulaştığı ve altın yatırımcılarının 2025 başından bu yana yaklaşık 280 milyar dolar değer kazancı sağladığı hesaplanıyor.
Küresel Riskler ve Mali Görünüm Küresel ölçekte Ortadoğu’daki savaş kaynaklı jeopolitik risklerin tedarik zincirleri üzerinde baskı oluşturduğu ve emtia fiyatlarında oynaklığa yol açtığı ifade ediliyor. Yurt içinde ise protestolu senet ve karşılıksız çek sayılarındaki artış ekonomik stres göstergesi olarak dikkat çekiyor. Kamu maliyesi tarafında ise bütçe açığının Mart ayı itibarıyla GSYH’ye oranla %2,2 seviyesinde kalarak resmi hedeflerin oldukça altında, olumlu bir performans sergilediği kaydedildi.
Via 507