Mavi Giyim 2025 yılında zorlu makro koşullara rağmen operasyonel disiplinini koruyarak güçlü bir kârlılık performansı sergilemiştir. Konsolide gelir yıllık %5 daralarak yaklaşık 47,7 milyar TL’ye gerilerken, EBITDA marjı %18,9’a yükselmiş, net kâr ise 2,06 milyar TL seviyesinde gerçekleşmiştir. Enflasyon muhasebesinin kaldırılmasının 424 milyon TL’lik tek seferlik negatif etkisi bulunmasına rağmen düzeltilmiş net kârlılık daha yüksek seviyededir. Brüt marj %51 ile güçlü kalmış, şirket temettü dağıtımı ve geri alım politikasıyla sermaye disiplinini sürdürmüştür.
Şirket Türkiye’de %25 pazar payı ile jean kategorisinde lider konumunu korurken, premium segment odaklı marka konumlandırması ve omnichannel stratejisiyle büyümeyi desteklemektedir. Fiziksel mağaza tarafında toplam mağaza sayısı 360’a ulaşırken, metrekare bazında büyüme sürmüştür. Online satışların payı %11,4 seviyesinde olup, mobil kanal baskın hale gelmiştir. Müşteri sadakat programı Kartuş 6,1 milyon üyeye ulaşmış, satışların büyük kısmı bu kanal üzerinden gerçekleşmiştir. Veri analitiği ve yapay zekâ kullanımı müşteri kazanımı ve satış verimliliğini artırmaktadır.
Uluslararası operasyonlarda özellikle ABD pazarı önceliklendirilmiş, kısa sürede 11 mağazaya ulaşılmıştır. Ancak global gelirlerde sınırlı daralma görülmüştür. Türkiye’de benzer mağaza satışları nominal artarken reel bazda zayıf seyretmiş, büyüme daha çok fiyatlama ve sepet büyüklüğünden gelmiştir.
Şirket güçlü nakit üretimi ile 8,6 milyar TL operasyonel nakit akışı sağlamış ve 6,9 milyar TL net nakit pozisyonuna ulaşmıştır. CapEx 2,6 milyar TL ile satışların %5,5’i seviyesinde gerçekleşmiştir. Stok yönetimi ve operasyonel verimlilik ön plandadır.
2026 beklentilerinde Türkiye’de mağaza büyümesi, ABD’de genişleme ve yaklaşık %5 reel gelir artışı hedeflenmektedir. EBITDA marjının %18 civarında korunması beklenmektedir. Mağaza yatırımlarında Türkiye’de geri dönüş süresi 1-2 yıl, ABD’de yaklaşık 3 yıl seviyesindedir. Şirketin fiyatlama gücü ve esnekliği korunmakta olup, olası maliyet baskılarına karşı “bekle-gör” yaklaşımı benimsenmektedir. Jeopolitik riskler şu an sınırlı etki yaratırken, enerji ve lojistik maliyetleri potansiyel risk unsuru olarak öne çıkmaktadır.
Kaynak: Vedat YEŞİLKAYA