Mercek Altında: Elektrik Piyasasının Yeni Gerçeği Eksi Fiyatlar
Eksi fiyatlar, elektrik piyasasında üreticinin ürettiği elektriğe karşılık sistemden bedel almak yerine tüketiciye bedel ödemek zorunda kalması anlamına geliyor. Küresel elektrik piyasalarında bu fiyatların sıklığı artarken, bunun elektrik sektöründe yatırım iştahını azaltma, mevcut yatırımların finansal akışlarını bozma ve enerji arz güvenliğini zedeleme riski taşıdığı vurgulanıyor. Elektrik piyasalarındaki esneklik eksikliğinin bu riskleri derinleştirdiği belirtiliyor.
Almanya örneğinde öğle saatlerinde güneş ve rüzgâr kapasitesindeki artışın arzı yükselttiği, buna karşılık talebin düşük kalmasının “ördek eğrisi”nin karnını düşürdüğü anlatılıyor. Bu durumun saatlik fiyatları aşağı çekerek bazı saatlerde fiyatların sıfıra, hatta eksiye inmesine yol açtığı ifade ediliyor. Avrupa Birliği’nde de 2023’ten itibaren eksi fiyatların sıklaştığı, 2026’nın ilk sekiz ayında elektrik fiyatlarının %3,9’unun eksi fiyat olarak oluştuğu aktarılıyor.
Avustralya’da 25 Aralık 2025 saatlik fiyat profilinde gün içinde uzun bir eksi fiyat dönemi görüldüğü, 2025 yılında toplam 942 saat eksi fiyat oluştuğu ve 25 Aralık 2025’te üst üste 12 saat eksi fiyat gözlemlendiği belirtiliyor. Aynı dönemde güneş ve rüzgâr kapasitesinin payı AB’de 2000’deki %2,2 seviyesinden 2025’te %50,8’e, Avustralya’da ise %0,1’den %49,5’e yükselmiş durumda; bu artışın eksi fiyatların daha sık kaydedilmesinde belirleyici olduğu söyleniyor.
Türkiye’de 2026’nın ilk sekiz ayında PTF 607 saat 0 TL/MWh olarak kaydedilirken, elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının payının tarihsel ortalamaların üzerinde seyretmesi dikkat çekiyor. Bu süreçte PTF’nin 0 TL/MWh veya 0 TL/MWh’ye yakın oluş sıklığının arttığı, mevzuat gereği PTF’nin 0-4.500 TL/MWh arasında gerçekleşebilmesinin ve yenilenebilir üretimin yüksek payının sıfır fiyat oluşumunu artırdığı belirtiliyor. Ayrıca tavan fiyatın %1-%5-%10-%15’inden düşük oluşan saatlerin payının da önceki yıllara göre yükseldiği ifade ediliyor.
Türkiye için öne çıkan ana sonuç, eksi/sıfır fiyatların gündemde olması gerektiği; 2035’e kadar 120 GW güneş ve rüzgâr hedefi, 2026’da devreye alınması beklenen 5 GW’lık PPA’lı güneş projeleri ve depolama kapasitesindeki artışın bu tartışmayı daha önemli hale getirdiği yönünde. Eksi fiyat oluşumunu sınırlamak için esnekliğe katkı sağlayan uygulamalar ve depolama teknolojileri öne çıkarken, Türkiye’nin elektrik piyasasında da bu riskleri hafifletecek somut adımların planlamalarda dikkate alınması gerektiği değerlendiriliyor.
Sorumluluk Reddi: Bu özet, ilgili kurum raporu esas alınarak Yapay Zekâ tarafından hazırlanmış olup yatırım danışmanlığı niteliği taşımaz. İçerikte yer alabilecek hata, eksik veya güncel olmayan bilgilerden ve bu bilgilere dayanılarak alınacak yatırım kararlarından Hedef Fiyat sorumlu değildir.