TCMB'nin Önündeki Engel: Hizmet Enflasyonu
Raporun ana mesajı, Haziran enflasyon verisinin dezenflasyon sürecinin sürdüğünü gösterdiği ancak hizmet enflasyonundaki katılığın para politikası açısından rahatlatıcı bir tablo oluşturmadığı yönündedir. Aylık TÜFE %0,99 artarken yıllık enflasyon %32,11’e gerilemiş olsa da, fiyat artışlarının özellikle ikinci çeyrekte belirgin biçimde yavaşlamasına rağmen bu iyileşme tüm harcama gruplarına aynı şekilde yayılmamıştır. Analiste göre özellikle hizmet sektörüne bağlı kalemlerde fiyatlama davranışlarındaki yapışkanlık devam etmektedir.
Finansal ve makro görünümde en yüksek aylık katkı konut grubundan gelmiş, konut fiyatları haziranda %2,30 yükselmiştir. Lokanta ve konaklama grubundaki %2,11’lik artış ile mobilya ve ev eşyası, bilgi ve iletişim ile eğitim kalemlerindeki endeks üstü artışlar da hizmet enflasyonunun güçlü kaldığını göstermiştir. Buna karşılık gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık artışın %0,17 ile sınırlı kalması manşet enflasyonu sınırlı etkilemiş, ulaştırmadaki %-0,05’lik gerileme ise aşağı çeken kalemlerden biri olmuştur. Giyim ve ayakkabı grubunda %3,46’lık artış görülmesine rağmen, düşük ağırlık nedeniyle katkı 0,09 puanda kalmıştır.
Yıllık bazda enflasyonun ana yükünü gıda ve alkolsüz içecekler 8,61 puan ile taşımayı sürdürürken, konut 5,92 puan ve ulaştırma 5,19 puan ile onu izlemiştir. Lokanta ve konaklamanın 3,27 puanlık katkısı hizmet sektöründeki baskının sürdüğüne işaret etmiştir. Çekirdek göstergelerde B endeksi haziranda aylık %1,66, yıllık ise %31,18 artmıştır. Analist, çekirdek enflasyonun aylık bazda manşetin üzerinde gerçekleşmesini, enerji gibi oynak kalemlerdeki olumlu seyre karşın hizmet temelli fiyatlama eğilimindeki iyileşmenin sınırlı kalmasıyla açıklamaktadır.
Raporda hedef fiyat, tavsiye veya hisse bazlı bir değerleme verilmemektedir; buna karşın kurumun temel çıkarımı TCMB’nin faiz artırımına yönelik beklentilerin tamamen masadan kalkmadığıdır. Özellikle Eşel mobil sisteminin 1 Ekim itibarıyla yürürlükten kaldırılmasının küresel petrol fiyatlarını daha kritik hale getireceği belirtilmiştir. Mevcut görünümde yıl içinde faiz indirimine ilişkin beklentilerin son derece iyimser olduğu, hatta faiz artırımının da gündemden tamamen çıkmadığı vurgulanmıştır. Verinin açıklanmasının ardından bankacılık endeksinde %3’e ulaşan satışlar, faiz politikasına yönelik şahin beklentilerin güçlendiğine işaret eden önemli bir piyasa tepkisi olarak öne çıkmıştır.