TTKOM - Finansal Değerlendirme Raporu
Türk Telekom 2026 ikinci çeyrekte satış gelirini %9,3 artırarak 72,81 milyar TL’ye, FAVÖK’ünü %4,8 artırarak 29,43 milyar TL’ye çıkardı; net kâr ise %7,4 azalışla 5,96 milyar TL oldu. Piyasa beklentilerini ciro ve net kârda aşması olumlu bulunurken, FAVÖK’ün beklentilere yakın kalması dikkat çekti. Analistin genel değerlendirmesi sınırlı olumlu etki yönünde oldu.
Gelir büyümesini sabit genişbant, kurumsal data ve BT çözümleri destekledi; UFRYK 12 etkisi hariç gelirler %5,6 arttı. Sabit genişbant gelirleri %14,8, kurumsal data gelirleri %17,0 ve TV gelirleri %12,2 büyürken mobil gelirler %2,4 geriledi. FAVÖK marjı 1,7 puan düşerek %40,4’e indi ve UFRYK 12 etkisi hariç %43,3 seviyesinde gerçekleşti; artan amortisman ve finansman giderleri nedeniyle faaliyet kârı %14,3 azaldı. Şirketin faaliyet geliri büyüme beklentisi yaklaşık %8’e güncellenirken, yatırım harcamalarının satış gelirlerine oranının yaklaşık %34 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.
Abone tarafında toplam abone sayısı 57,6 milyona yükselirken mobil abone sayısı 32,7 milyona ulaştı ve faturalı abonelerin payı %80,3 oldu. Sabit genişbant abone sayısı 15,4 milyon seviyesinde yatay kalırken fiber abone sayısı 14,5 milyona çıktı ve fiberin genişbant içindeki payı %94,1’e ulaştı. Fiber ağ uzunluğu 571 bin kilometreye, fiber hane kapsaması 34,6 milyona, 50 Mbps ve üzeri paketlerin payı %69’a yükseldi. Ortalama paket hızının %57 artışla 124 Mbps olması ve alınan fiyatlama aksiyonları, sabit genişbant ve mobil gelir büyümesi için önemli katalizörler olarak öne çıkıyor.
Yüksek yatırım harcamaları, 5G ve fiber yatırımlarının etkisiyle yıllık bazda %39,8 artarak 23,12 milyar TL’ye yükseldi ve serbest nakit akışı 9,4 milyar TL’den 3,9 milyar TL’ye geriledi. Net borç 74,2 milyar TL’den 122,4 milyar TL’ye çıkarken net borç/FAVÖK oranı 1,00x seviyesinde kaldı. Artan amortisman, finansman giderleri, düşük marjlı UFRYK 12 gelirleri ve zayıflayan nakit akışı temel riskler olarak görülüyor. Kurumun ana sonucu, güçlü operasyonel büyümeye rağmen marj baskısı ve yatırım yoğunluğunun hisse üzerindeki etkisini sınırlı olumlu düzeyde tutmasıdır.