TTKOM - Mali Tablolar Bilgi Notu
Raporda Türk Telekom için genel görünüm olumlu sunuluyor ve analistin ana odağı, güçlü operasyonel kârlılık ile iyileşen net kârlılığın devam etmesi üzerinde toplanıyor. Şirketin 1Ç26 döneminde 10.5 milyar TL net kar açıkladığı, net karın yıllık bazda %87 artarak 26.7 milyar TL’ye yükseldiği belirtiliyor. Çeyreklik bazda net karın %56 artış göstermesi ve net kar marjının yıllık bazda %1.31 artışla %10.80 seviyesine çıkması, raporun ana yatırım tezini destekleyen başlıca unsurlar olarak öne çıkıyor.
Satış gelirleri yıllık bazda %6.3 artışla 247.4 milyar TL düzeyinde gerçekleşirken, bir önceki çeyreğe göre %16.0 artış kaydedildiği aktarılıyor. Brüt karın yıllık bazda %87 artışla 101.2 milyar TL’ye yükselmesi ve brüt kar marjının yıllık 19.9 puan artışla %42.0 seviyesine çıkması, kârlılık tarafındaki belirgin iyileşmeyi gösteriyor. FAVÖK’ün yıllık bazda %17.4 artarak 27.3 milyar TL’ye ulaşması ve FAVÖK marjının yıllık 77.8 puan artışla %41.7 seviyesinde gerçekleşmesi de raporda güçlü şekilde vurgulanıyor.
Çeyreklik net kar marjının önceki çeyrekteki %2.2 seviyesinden %16.1’e yükselmesi ve çeyreklik FAVÖK marjının %38.6’dan %42.1’e çıkması, operasyonel momentumun güçlendiğine işaret ediyor. Özsermaye son bir yıllık dönemde %45.5 artış kaydederken, özsermaye karlılığı yıllık bazda %9.3 ve aktif karlılığı %5.1 seviyesinde gerçekleşti. Piyasa çarpanlarında F/K oranının 8.76, piyasa değeri / defter değeri oranının 0.86 ve firma değeri / FAVÖK oranının 2.68 olduğu belirtilerek, değerleme tarafı da raporda takip edilen önemli başlıklardan biri olarak sunuluyor.
Raporda doğrudan bir hedef fiyat veya tavsiye bilgisi yer almıyor; bunun yerine analist, şirketin gelir büyümesi, FAVÖK artışı ve marj iyileşmesini temel gerekçe olarak öne çıkarıyor. Ayrıca çeyreklik verilerde hem net kar hem FAVÖK marjındaki yükselişin sürdüğü, bunun da hisse için pozitif bir katalizör olarak değerlendirilebileceği anlaşılıyor. Sonuç olarak raporun en kritik çıkarımı, Türk Telekom’un 1Ç26 döneminde satış büyümesini korurken kârlılık tarafında belirgin güçlenme göstermesi ve bu görünümün yatırımcı algısını destekleyebilecek nitelikte olmasıdır.