BBVA Research’ın Ağustos 2026 tarihli raporuna göre Türkiye ekonomisi 2026’nın ikinci çeyreğinde yıllık bazda %2,3 büyüdü. Bu oran hem BBVA’nın %3’lük beklentisinin hem de piyasa konsensüsündeki %2,9’un altında kaldı. Böylece 2026’nın ilk yarısında büyüme %2,5 olarak gerçekleşti.
Büyümenin temel destekçisi iç talep değil, dış talep oldu. Orta Doğu’daki savaş nedeniyle dış talebin Türkiye’ye yönelmesi özellikle ihracata dönük sanayi sektörlerini destekledi. Net ihracat 2Ç26 büyümesine yaklaşık 1,8 puan katkı sağlarken, ihracat çeyreklik bazda %6,2 arttı. Buna karşılık ithalat %1,8 geriledi.
İç talepte ise belirgin bir zayıflama görüldü. Özel tüketim 2Ç26’da çeyreklik bazda %1,3, kamu harcamaları %2 gerilerken, stoklar hariç iç talebin büyümeye negatif katkısı -1,0 puana yükseldi. Yatırımlar ise yatay kaldı. Yıllık bazda özel tüketimin büyümeye katkısı 3,6 puandan 2,3 puana geriledi.
Yatırımlardaki tablo da zayıf. Makine ve teçhizat yatırımları yıllık %1,6 artarken, diğer varlıklara yapılan yatırımlar %4,1 yükseldi; ancak inşaat yatırımları %0,9 geriledi. Toplam yatırım büyümesi yalnızca %0,6 ile tarihsel olarak düşük bir seviyede kaldı.
Üretim tarafında sanayi öne çıktı. Sanayi üretimi 2Ç26’da çeyreklik %2,9 artarken, imalat sanayi %3,3 büyüdü. Buna karşılık inşaat %1,2 daraldı, tarımdaki büyüme %4’e yavaşladı ve hizmetlerde büyüme %0,4’e geriledi. Sanayi büyümeye 0,7 puan katkı sağlarken, inşaat 0,2 puan negatif katkı yaptı.
3Ç26 için görünüm daha temkinli. BBVA’nın aylık GSYH göstergesi üçüncü çeyrekte yaklaşık %3 yıllık büyümeye işaret ediyor; bu da çeyreklik bazda %1-1,5 civarında büyüme anlamına geliyor. Ancak Ağustos itibarıyla reel sektör toplam siparişleri gerilerken kapasite kullanım oranı da 2Ç26 seviyesinin altına indi. Bu nedenle sanayi açısından üçüncü çeyrek görünümü zayıf. Hizmetler, inşaat ve tarımın ise büyümeyi daha fazla desteklemesi bekleniyor.
Para politikası tarafında TCMB, Ağustos sonunda fonlama maliyetini 300 baz puan düşürerek gevşemeye başladı. Bir hafta vadeli repo ihalelerine dönüş ve politika faizinin %37’ye çekilmesi finansal koşulları bir miktar rahatlatabilir. BBVA, buna rağmen enflasyon görünümündeki riskler nedeniyle TCMB’nin temkinli hareket edeceğini düşünüyor.
Enflasyon tarafında ise temel riskler devam ediyor. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, hizmet sektöründeki kalıcı enflasyon ve yüksek enflasyon beklentileri dezenflasyon sürecini zorlaştırabilir. Ayrıca küresel finansal koşulların sıkılaşması halinde ithalat talebinin ve cari dengenin kontrol altında tutulması TL üzerindeki baskıyı sınırlamak açısından önem kazanacak.
Genel sonuç: Türkiye ekonomisi 2026’nın ilk yarısında potansiyelinin altında büyüyor ve büyümenin kompozisyonu zayıf iç talep yerine geçici olarak güçlenen dış talebe dayanıyor. BBVA, finansal koşulların gevşemesi ve hedefli kredi desteklerinin etkisiyle 2026’nın ikinci yarısında büyümenin yaklaşık %3,5’e toparlanmasını ve yıl genelinde %3,0 büyüme gerçekleşmesini bekliyor. Ancak Orta Doğu’daki çatışmanın daha fazla tırmanması en önemli aşağı yönlü risk olarak öne çıkıyor. Via: 507