Yurt İçi Piyasalarda Bugün
Metin, piyasaların Nisan ayında enerji piyasasındaki bozulmanın kalıcı etkiler yaratmayacağı ve enflasyona sınırlı yansıyacağı beklentisiyle hareket ettiğini, ancak Mayıs ile birlikte bu iyimser tablonun zayıfladığını anlatıyor. Orta Doğu kaynaklı belirsizliklerin uzaması, Hürmüz Boğazı’na ilişkin arz risklerinin daha kalıcı algılanması ve petrol fiyatlarının yüksek seviyelerini koruması enflasyon görünümünü yeniden bozdu. Tüketici fiyatlarındaki yukarı yönlü eğilim ve enerji fiyatlarının yüksek seyri, piyasaların para politikası patikasına ilişkin varsayımlarını da yeniden sorgulamasına yol açtı.
Bu gelişmelerin bir sonucu olarak tahvil piyasasında görülen satış baskısı, yeni makroekonomik gerçekliğe uyum sürecinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Yatırımcılar artık enerji şokunun kısa sürede ortadan kalkacağı, enflasyon baskısının hızla hafifleyeceği ve merkez bankalarının rahatlıkla gevşeme alanı bulacağı senaryoya daha temkinli yaklaşıyor. Buna rağmen rapor, risk iştahında kalıcı bir bozulma olmadığını özellikle vurguluyor.
Yurt içi piyasalar dün anlamlı bir varlık gösteremese de petrol fiyatlarındaki geri çekilme ve tahvil piyasalarındaki baskının azalmasıyla Avrupa ve ABD’de tepki alımlarının güç kazanması, genel görünümde tamamen olumsuz bir kopuş olmadığını destekliyor. Sabah saatlerinde Asya piyasalarındaki toparlanma da bu eğilimi teyit ediyor. BIST-100 endeksinin dün 14.000 puanın üzerinde tutunması, bugünkü görünümde de yurt dışı piyasalara paralel bir güçlenme çabası olabileceğine işaret ediyor.
Metnin ana mesajı, enerji fiyatları ve Orta Doğu kaynaklı belirsizliklerin enflasyon ve faiz beklentileri üzerinde baskıyı artırdığı, ancak bunun henüz kalıcı bir risk iştahı bozulmasına dönüşmediği yönünde şekilleniyor. Rapor, yatırımcı açısından en kritik unsurun kısa vadeli fiyatlamalardaki iyimserliğin zayıflaması ve makro görünümün enerji kanalı üzerinden yeniden değerlendirilmesi olduğunu ortaya koyuyor.