Yurt İçi Piyasalarda Bugün
Metin, yoğun bir haftada küresel ve yurt içi piyasaların enflasyon, faiz ve jeopolitik gelişmeleri yakından izlediğini anlatıyor. Yurt içinde ana gündemin Perşembe günü yapılacak TCMB PPK toplantısı olduğu, piyasa beklentisinin politika faizinde değişiklik yapılmaması yönünde bulunduğu belirtiliyor. Yılın ikinci yarısında faiz indirim alanının sınırlı göründüğü vurgulanırken, son piyasa katılımcıları anketinde yıl sonu enflasyon beklentisinin %29, politika faizi beklentisinin %34 olduğu aktarılıyor.
Küresel tarafta ABD istihdam verilerinin beklentilerden güçlü gelmesi, Fed açısından odağın istihdamdan enflasyona kaymasına neden olmuş görünüyor. Buna rağmen gelecek haftaki toplantıda politika faizinde değişiklik beklenmediği ifade ediliyor. Avrupa Merkez Bankası’nın ise Haziran 2025’ten bu yana faizi %2 seviyesinde sabit tuttuğu, ancak son toplantısında enflasyona yönelik yukarı yönlü riskler ile büyümeye yönelik aşağı yönlü risklerin arttığını vurguladığı aktarılıyor.
ECB’nin Perşembe günü enerji kaynaklı enflasyon baskısına 25 baz puanlık bir faiz artışıyla yanıt vermesinin beklendiği, ancak bunun talebi baskılamaktan çok enflasyon beklentilerinin bozulmasını önlemeye dönük bir sigorta adımı olarak görülebileceği söyleniyor. ABD tarafında da haftanın en önemli verisi olarak TÜFE öne çıkıyor. Çarşamba günü açıklanacak verilerde yıllık TÜFE’nin %3,8’den %4,2’ye yükselmesi, çekirdek rakamın ise %2,8’den %2,9’a çıkması bekleniyor.
Genel değerlendirme, enflasyon baskılarının hâlâ yüksek olduğu ve özellikle enerji kanalından gelebilecek bir hızlanmanın stagflasyon kaygılarını yeniden gündeme taşıyabileceği yönünde. Bu nedenle Fed’in faiz artırımı için acele etmesi beklenmese de piyasaların enflasyon riskini tamamen göz ardı edemeyeceği hassas bir dengeye işaret ediliyor. Metnin ana sonucu, yatırımcıların bu hafta hem TCMB toplantısı hem de ABD enflasyon verisi üzerinden faiz patikasına dair sinyallere odaklanması gerektiği şeklinde özetlenebilir.