Global Menkul Değerler, EREGL - Erdemir için hedef fiyatını 55,70 TL, tavsiyesini AL olarak belirledi.
Global Menkul Değerler, Erdemir’i yüksek kapasite kullanımı, ton başına karlılıkta toparlanma potansiyeli ve verimlilik yatırımlarının orta vadeli katkısı nedeniyle BIST’te en cazip toparlanma hikayelerinden biri olarak görüyor. Kurum, iki yıl süren zayıf marjlar ve yüksek yatırım harcamalarının ardından 2026’nın operasyonel karlılıkta daha güçlü bir geçiş yılı olmasını bekliyor. Tavsiyesini Gözden Geçiriliyor (GG)’dan AL’a yükseltiyor.
Analist, 12 aylık hedef fiyatı 55,7TL olarak belirliyor ve bunun %32 getiri potansiyeli sunduğunu ifade ediyor. Erdemir’in 2026T FD/FAVÖK bazında 9,4x ile işlem gördüğü, buna karşın global benzerlerine göre iskontolu kaldığı vurgulanıyor. Hedef fiyatın arkasında ton başına FAVÖK’te toparlanma, güçlü yurt içi talep ve verimlilik odaklı yatırım programının katkısı bulunuyor.
Raporda 2024 için 204,060 mn TL ciro, 21,092 mn TL FAVÖK ve 13,481 mn TL net kar verilirken, 2025’te net karın 512 mn TL’ye gerilediği, 2026T’de 9,004 mn TL’ye ve 2027T’de 20,314 mn TL’ye yükseleceği tahmin ediliyor. FAVÖK marjının 2025’te %9.8’den 2026T’de %13.2’ye, 2027T’de ise %18.1’e çıkması bekleniyor. Net marjın da aynı dönemde %0.2’den %3.4 ve %6.2 seviyelerine iyileşeceği öngörülüyor.
Yatırım temasının merkezinde 550mn USD tutarındaki Bingöl-Avnik peletleme tesisi ve emisyon azaltımı programı yer alıyor. Tesisin 2027 sonunda tamamlanması ve 2028’den itibaren kademeli devreye alınması bekleniyor; tam kapasitede pelet tarafında kendine yeterliliğin %80-85’e, toplam demir içeren hammadde tarafında ise %40-45’e yükselmesi hedefleniyor. Ön fizibiliteye göre yatırımın yıllık yaklaşık 200-250mn USD ilave karlılık katkısı sağlayabileceği belirtiliyor.
Raporda başlıca riskler Çin kaynaklı kapasite fazlası, zayıf HRC fiyatları, Avrupa talebindeki zayıflık, daha sıkı ihracat kısıtlamaları ve Türkiye’de makroekonomik veya finansman koşullarında bozulma olarak sıralanıyor. Buna karşılık AB’nin 1 Temmuz 2026 itibarıyla devreye alacağı daha sıkı kota rejimi ve melt-and-pour uygulaması, Türkiye’nin Avrupa pazarındaki rekabet koşullarını destekleyebilecek bir katalist olarak görülüyor. Kurum, yüksek yatırım dönemine rağmen borçluluğun yönetilebilir kaldığını ve 2027’den itibaren sürdürülebilir karlılığın öne çıkacağını düşünüyor.