2. Çeyrek Demir Çelik Bülteni
Demir-çelik sektöründe Türkiye üretimi artarken Çin kaynaklı arz baskısı fiyatlama gücünü sınırlıyor. Küresel çelik piyasasında talep zayıf kalırken, Çin’de yüksek stoklar ve yeni fırın devreye almaları arz fazlası riskini artırıyor. Türkiye’de üretim artışı görülse de bu performans henüz güçlü fiyatlama ve marj genişlemesine dönüşmüş değil. Hammadde maliyetlerindeki ayrışma, entegre ve elektrik ark ocaklı üreticilerin kârlılık görünümünü birbirinden farklılaştırıyor.
Küresel ham çelik üretimi 2026’nın ilk yarısında %0,7 gerileyerek 931,5 milyon ton oldu ve Çin’in üretimi %3,0 düşüşle 500 milyon ton seviyesinde kaldı. Türkiye %8,1 büyümeyle üretimini artıran sınırlı sayıdaki ülkelerden biri olurken, aylık ham çelik üretimi %6,2 artışla 3,4 milyon tona yükseldi. Buna karşın üretim artışı tek başına olumlu bir fiyatlama görünümü sunmuyor ve Çin’in yaklaşık 500 milyon tonluk üretimi küresel arz üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Talebin üretim hızına ulaşamaması, ihracat pazarlarında ve fiyatlarda baskının sürmesine neden oluyor.
Yerel tarafta inşaat demiri ile hurda arasındaki fiyat farkı 200 USD/ton seviyesinde bulunuyor ve Ağustos 2026 itibarıyla makas 190 USD/ton seviyesine gerilemiş durumda. Çelik fiyatlarında yaşanan toparlanma sınırlı kalırken, hurda fiyatlarının elektrik ark ocaklı üreticiler üzerinde baskı oluşturmaya devam etmesi marjlar açısından önemli bir risk oluşturuyor. Vadeli elektrik piyasasında ikinci çeyrekte görülen enerji maliyeti avantajının üçüncü çeyrekte tersine dönebilmesi de maliyet tarafında dikkat çeken bir unsur. Çin’de yeni fırınların devreye alınmasıyla artan kapasite, küresel çelik fiyatları üzerinde ilave baskı yaratabilecek temel risk olarak öne çıkıyor.
Şirketler tarafında hisse performansı güçlü görünürken, değerleme tarafında özellikle KRDMD 6,8x FD/FAVÖK ile grupta daha düşük çarpanda işlem görüyor; ISDMR 12,6x, KCAER 9,8x ve EREGL 12,6x seviyesinde yer alıyor. 2Ç26 sonuçlarında satış büyümesi şirketler arasında ayrışsa da kârlılık genel olarak güçlenmiş görünüyor; EREGL satışlarını %34 artırırken KRDMD’nin brüt kârı %114 ve faaliyet kârı %533 yükseldi. ISDMR ve KCAER’de faaliyet kârı yıllık bazda gerilerken, KCAER’in satış gelirleri de %7 düştü. Genel resimde olumlu şirket bazlı toparlanma olsa da Çin kaynaklı arz baskısı, ihracat marjları ve fiyatlar üzerindeki temel belirsizlik olmayı sürdürüyor.