2. Çeyrek Beklenti Raporu
2Ç26 beklenti döneminde Deniz Yatırım, bankacılık tarafında çeyreklik kâr daralması beklerken kamu bankalarının özel bankalara kıyasla daha dirençli kalacağını, katılım bankasının ise çeyreklik %124 ve yıllık %61 kâr artışıyla ayrışacağını öne çıkarıyor. Finans kesiminde TCMB’nin haftalık repo kanalından fonlamaya dönüş yapmamasının mevduat maliyetlerini yükselttiği, kredi faizlerindeki artışa rağmen vade uyumsuzluğunun gecikmeli etkisiyle marjların baskılandığı ve net kârların zayıfladığı vurgulanıyor. Sigorta tarafında ise yükselen faizlerin alternatif getiri yaratarak portföyleri desteklediği ve bu nedenle sektörün daha avantajlı konumda kaldığı belirtiliyor.
Bankalarda toplam net kârın çeyreklik bazda %22 azalması, yıllık bazda ise %8 artması bekleniyor; kamu bankalarında bu değişim %12 azalış ve %43 artış, özel bankalarda ise %26 azalış ve %1 azalış olarak tahmin ediliyor. Hayat ve hayat dışı sigortada toplam net kârın çeyreklik %3, yıllık %29 artması öngörülüyor; hayat dışı sigorta şirketlerinde yıllık artış %23, hayat sigortalarında ise %47 seviyesinde bekleniyor. Aracı kurumlarda net kârın çeyreklik %47 artmasına karşın yıllık %47 düşmesi, varlık yönetiminde ise çeyreklik %24 ve yıllık %18 düşüş görülmesi bekleniyor. Kurum, 2Ç26 finansallarında bankalar için marj baskısı, karşılık giderleri ve swap maliyetleri; sigorta için ise yatırım gelirleri ve prim üretimi büyümesini ana belirleyiciler olarak konumluyor.
Havacılıkta jeopolitik gelişmelerin etkisiyle bazı rotalarda trafik kaymaları ve kargo gelirlerinde destek beklenirken, artan yakıt maliyetlerinin 2Ç26’da daha fazla hissedileceği ifade ediliyor. THYAO için satış gelirinde %40 artış, FAVÖK’te %2 artış ve net kârda %30 düşüş; TAVHL için satış gelirinde %27 artış, FAVÖK’te %28 artış ve net kârın pozitife dönmesi öngörülüyor. EREGL, KARDM, TUPRS, AEFES, CCOLA, BIMAS, ASELS, MPARK ve TABGD gibi isimlerde operasyonel toparlanma, kapasite artışı, ürün karması, fiyatlama gücü veya tek seferlik katkılar öne çıkan katalizörler olarak sıralanıyor. Buna karşılık havacılıkta yakıt fiyatları, jeopolitik aksaklıklar ve bazı pazarlarda kapasite kaymaları temel riskler arasında sayılıyor.
Değerleme tarafında kurum, şirket hedef fiyatlarını ve tavsiyelerini 12 aylık potansiyel getiri üzerinden güncelliyor; AL, TUT ve SAT sınıflaması bu potansiyele göre yapılıyor. BIST 100 hedefi ve şirket bazlı hedef fiyatlar, makro varsayımlardaki güncellemelerle birlikte yeniden gözden geçiriliyor; enflasyon beklentisi 2026 kapanışında %29.50, politika faizi %34.00 ve sermaye maliyeti %34.75 seviyesinde yer alıyor. En kritik sonuç, 2Ç26’da bankalar ve bazı döngüsel sektörlerde baskı sürerken, sigorta, seçilmiş havacılık, savunma, petrol ürünleri ve bazı perakende şirketlerinde görece daha güçlü operasyonel görünümün öne çıkmasıdır. Kurumun ana mesajı, jeopolitik belirsizlik ve sıkı para politikasının kısa vadede baskı yarattığı; buna karşın seçili şirketlerde marj, kapasite ve fiyatlama etkileriyle ikinci yarıda toparlanma alanı bulunduğudur.