Rapora göre 2026 ikinci çeyrek genelinde bilanç sezonunun zayıf geçmesi bekleniyor. Operasyonel kârlılık, nakit akışı ve borç yönetimi ön plana çıkarken, ertelenmiş vergi gelir/giderlerinin şirketlerin net kârlarını önemli ölçüde etkilemeye devam edeceği belirtiliyor. Bu nedenle net kâr rakamlarından çok faaliyet performansına odaklanılması gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca sıkı finansal koşullar nedeniyle özellikle orta ve büyük ölçekli şirketlerde finansman baskısı ve konkordato riskinin arttığı ifade ediliyor.
Sektörel görünümde kimya ve petrokimya, madencilik, ulaştırma, iletişim, seçici gıda, sigortacılık ve bazı holdingler öne çıkan alanlar olarak gösteriliyor. Petkim, Kardemir, Sabancı Holding, Turkcell, Enka İnşaat, Ereğli Demir Çelik, Tüpraş, THY, Şok Marketler, BİM, Tab Gıda ve Do&Co gibi şirketler pozitif ayrışan hisseler arasında yer alıyor.
Zayıf görünüm beklenen alanlarda ise perakendenin bazı segmentleri, tekstil, çimento, kâğıt, beyaz eşya, otomotiv, enerji üretiminin bir kısmı ve finansal kiralama sektörü öne çıkıyor. Özellikle Vestel, Vestel Beyaz Eşya, Mopaş, Ülker, Türk Telekom, İş Bankası, Anadolu Sigorta, Boğaziçi Beton, Sun Tekstil ve Doğuş Otomotiv gibi şirketler için daha temkinli bir değerlendirme yapılıyor.
Raporda 235 şirket için kâr tahmini yapıldığı, toplamda yaklaşık 280 şirketin bilançosunun değerlendirildiği belirtilirken, bilanço döneminde şirket bazlı hikâyelerin ve sektör içi ayrışmaların genel piyasa yönünden daha belirleyici olacağı görüşü paylaşılıyor.