2Ç26 Beklenti Raporu
2Ç26 beklenti döneminde finans kesiminde TCMB’nin başlangıçta yaptığı ek sıkılaşmanın etkisiyle mevduat maliyetleri yükselirken, kredi faizlerindeki artışa rağmen vade uyumsuzluğunun gecikmeli etkileri marjları baskıladı. Bankacılık sektöründe araştırma kapsamındaki bankaların toplam net kârının çeyreklik bazda %22 azalması, yıllık bazda ise %8 artması bekleniyor. Kamu bankalarında net kârın çeyreklik %12 gerilemesi ve yıllık %43 artması öngörülürken, özel bankalarda çeyreklik daralmanın %26, yıllık değişimin ise %1 seviyesinde yataya yakın kalması bekleniyor. Katılım bankacılığı tarafında ALBRK’nin çeyreklik %124 ve yıllık %61 kâr artışıyla ayrıştığı belirtiliyor.
Bankalarda ana baskı unsurları daralan TL kredi-mevduat makası, artan swap giderleri, yükselen karşılık giderleri ve net risk maliyetindeki yukarı yönlü seyir oldu. AKBNK için TÜFE endeksli kâğıtların değerlemesinde kullanılan enflasyon varsayımının %25’ten %30’a güncellenmesi marjları bir miktar desteklerken, swapla düzeltilmiş net faiz marjında yaklaşık 20 baz puan daralma bekleniyor. GARAN’da benzer şekilde enflasyon varsayımı %23’ten %27’ye çıkarılırken, net faiz gelirinde yaklaşık %7 düşüş ve net faiz marjında yaklaşık 84 baz puan daralma öngörülüyor. HALKB’de TÜFE tahvillerindeki metodoloji değişikliği net faiz gelirini desteklese de operasyonel giderlerin %21 artması ve swapla düzeltilmiş NFM’nin 26bp daralması bekleniyor; VAKBN’de 8 milyar TL’lik serbest karşılık çözümü kârı destekleyen ana unsur olarak öne çıkıyor. YKBNK’de swap giderleri ve KOBİ kaynaklı sorunlu kredi artışı nedeniyle net kârın çeyreklik %46 düşmesi, ISCTR’de ise çeyreklik %38 kâr daralması bekleniyor.
Sigorta tarafında yükselen faizler sayesinde alternatif getirilerin portföylerde avantaj sağlamayı sürdürdüğü, hayat dışı ve hayat sigortalarında ise kârlılığın güçlü kalmasının beklendiği ifade ediliyor. TURSG’nin bu dönemi %88 bileşik rasyo ile güçlü geçirdiği vurgulanırken, AKGRT’de prim üretimindeki %58 büyüme ve yatırım gelirlerindeki baskının ortadan kalkmasıyla çeyreklik kâr artışı bekleniyor. ANSGR’de toplam brüt prim üretiminin geçen yılın aynı dönemine göre %16 artarak yaklaşık 24,6 milyar TL’ye ulaştığı, bileşik rasyonun %111 seviyesinin altına gerilemesinin öngörüldüğü belirtiliyor. AGESA’da yıllık %46 prim üretimi artışıyla yaklaşık 8,5 milyar TL seviyesine, ANHYT’de ise yıllık %35 artışla 6,2 milyar TL prim üretimine ulaşıldığı ve yatırım gelirlerinin teknik kârlılığı desteklemesinin beklendiği aktarılıyor. Aracı kurum tarafında işlem hacimlerindeki artış ve enflasyonun ilk çeyreğe kıyasla gerilemesi net kârı desteklerken, varlık yönetim şirketlerinde artan finansman giderleri kârlılığı baskılayan unsur olarak öne çıkıyor.
Finans dışı tarafta jeopolitik gelişmelerin sektörler üzerinde farklı etkiler yarattığı, enerji maliyetlerindeki artışın sürdürülebilir görülmediği ve kısa vadede Mart ayındaki kadar yüksek bir belirsizlik beklenmediği vurgulanıyor. Analistlerin temel makro varsayımları arasında 2026 kapanışında TÜFE’nin %29,50, politika faizinin %34,00, GSYH büyümesinin %3,00, USDTRY’nin 51,00 ve Brent petrolün 80,00 USD/varil seviyesinde olması yer alıyor; 2027 için ise TÜFE %23,00 ve politika faizi %26,00 seviyesinde öngörülüyor. Öne çıkması beklenen şirketler arasında GARAN, VAKBN, AGESA, ANHYT, AKGRT, CCOLA, KRDMD, BIMAS, SOKM, AYGAZ, PETKM, KCHOL, ASELS, TUPRS, MPARK, INDES ve EBEBK bulunuyor. Sonuç olarak ana yatırım mesajı, bankalarda marj baskısına rağmen bazı isimlerde güçlü kâr koruması, sigortada faiz ortamının desteği ve finans dışı tarafta jeopolitik etkilerin yarattığı seçici fırsatların öne çıkması şeklinde özetleniyor.