2Ç26'da Öne Çıkanlar
İndirim marketlerinin öne çıkmasıyla büyümenin yüksek seviyelerde gerçekleşmesi ve finansalları desteklemesi, raporun genelinde olumlu bir ana tez oluşturuyor. Güçlü prim üretimi, yatırım gelirlerinin devam eden katkısı ve satış hacimlerindeki artış birçok şirkette kârlılığı destekleyen temel unsurlar olarak öne çıkarılıyor.
Garanti BBVA için çeyreksel bazda sınırlı kar daralması beklenirken, Vakıfbank’ın 8 milyar TL’lik serbest karşılık iptali desteğiyle çeyreklik kârını koruması ve yıllık bazda güçlü kâr görünümü sergilemesi bekleniyor. AgeSA’da güçlü prim üretimi ve yatırım gelirlerinin katkısı, Anadolu Hayat Emeklilik’te ise Haziran ayında ivme kazanan prim üretimi paralelinde artan kârlılık ve yatırım gelirleri dikkat çekiyor. Aksigorta’da yatırım gelirlerinin desteğiyle çeyreklik bazda güçlü kar artışı, Coca-Cola İçecek’te satış hacimlerindeki yüksek tek haneli artışla birlikte FAVÖK marjında 3 puanlık artış, Kardemir’de ise satış hacmi büyümesi, yükselen fiyatlar ve vergi gelirinin desteğiyle net karda güçlü artış bekleniyor.
Şok Marketler’de promosyon yönetimi ve Şok 2.0’ların katkısı büyümeyi desteklerken, Aygaz’da yükselen fiyatlar ve olası stok karına ek olarak Tüpraş’ın katkısındaki belirgin artış destekleyici unsur olarak aktarılıyor. Petkim tarafında jeopolitik gerginliklerin petrol ve petrol türevi ürün fiyatlarında yarattığı yukarı yönlü hareketle güçlü operasyonel sonuçlar bekleniyor, Koç Holding’de ise zayıflayan banka katkısına ve enflasyon muhasebesinin devam eden etkilerine rağmen Tüpraş katkısının belirgin şekilde artması öne çıkıyor.
Türkiye İş Bankası’nın mobil segmentteki güçlü büyümeyle desteklenen satış gelirleri, Tüpraş’ın tarihi yüksek seviyelere ulaşan ürün kârlılıkları ve ertelenmiş vergi gelirinin etkisiyle çeyreksel ve yıllık bazda güçlü sonuçları ile Ebebek’te artan ziyaretçi sayısı ve satılan ürün adediyle desteklenen güçlü satış büyümesi, rapordaki diğer önemli katalizörler arasında yer alıyor. Deniz Yatırım, 12 aylık derecelendirme sisteminde AL, TUT ve SAT sınıflarını kullanıyor; AL için potansiyel getiri en az %20, TUT için %0-20, SAT için ise %0’dan düşük seviye olarak tanımlanıyor. Bu çerçevede raporun yatırımcı açısından en kritik çıkarımı, güçlü operasyonel dinamiklerin ve yatırım gelirlerinin birçok şirkette kârları desteklediği, ancak banka katkısındaki zayıflama ve enflasyon muhasebesi gibi unsurların bazı isimlerde baskı yaratabildiği yönünde.