AKENR - 2. Çeyrek Bilanço Değerlendirmesi
Akenerji için genel değerlendirme olumsuz kalıyor ve ana tez, operasyonlardaki zayıflığın sürmesine rağmen bazı finansal kalemlerde kısmi toparlanma görülmesi üzerine kuruluyor. Şirketin yıllık bazda azalan elektrik fiyatları nedeniyle satış tarafında baskı yaşadığı, buna karşın FAVÖK’te pozitif görünümün özellikle amortisman etkisine ve ertelenmiş vergi gelirine bağlı olduğu vurgulanıyor. Bilanço genel olarak zayıf bulunuyor.
2026 yılının ilk yarısında ortalama PTF’nin yıllık %35 düşerek 1.558 TL/MWh’ye gerilemesi, gaz santrallerinin spark spread’lerini baskıladı ve bu durum Akenerji’nin özellikle Erzin santralini olumsuz etkiledi. Erzin’in üretiminin 1.419 GWh’den 574 GWh’ye düşmesi, HES üretimi güçlü kalsa da spot satışlardaki %29 gerileme ve ikili anlaşmaların %59 gerilemesiyle birlikte şirketin piyasa fiyatına daha fazla maruz kalmasına yol açtı. Net satışlar 7,2 milyar TL’ye inerken FAVÖK %18 gerileyerek 642 milyon TL’ye ulaştı, buna karşın net kâr 667 milyon TL oldu ve artışta parasal kazancın yanı sıra ertelenmiş vergi geliri etkili oldu. Bu nedenle net kâr iyileşmesi kalıcı operasyonel performans olarak görülmüyor.
Temel riskler tarafında yüksek kaldıraç öne çıkıyor; 30 Haziran itibarıyla net borç 25,3 milyar TL seviyesinde kaldı ve özkaynaklar dönem kârının katkısıyla %5 artarak 15,9 milyar TL’ye yükseldi. Net borç/FAVÖK oranı 19,7x seviyesinde bulunuyor ve bu oran şirket için belirgin bir finansal risk işareti olarak değerlendiriliyor. Buna ek olarak, elektrik fiyatlarındaki sert gerileme, zayıf operasyonlar ve fiyatlama gücünün düşük kalması önemli risk başlıkları arasında yer alıyor.
Katalizörler cephesinde 15 Mayıs 2026’da Erzin’de 7,79 MWp hibrit güneş kapasitesinin devreye alınması, uzun vadeli doğal gaz varlığının yakıt bağımlılığını azaltabilecek sınırlı ama stratejik bir adım olarak öne çıkarılıyor. Kurumun yaklaşımında, üretim tarafındaki iyileşmenin sürdürülebilirliği ve net kârda görülen artışın operasyonel mi yoksa geçici mi olduğu ayrımı kritik görülüyor. En kritik çıkarım, şirketin düşük fiyat ortamı ve yüksek borçluluk nedeniyle temkinli izlenmesi gerektiği, operasyonel toparlanma olmadan kârlılık iyileşmesinin tek başına güçlü bir yatırım sinyali oluşturmadığıdır.