Bankacılık Sektörü Değerlendirmesi
Rapor, bankacılık sektöründe Mayıs 2026 itibarıyla genel görünümün güçlü kaldığını, özellikle büyüme ve kârlılık tarafında sektörün sağlam bir performans sergilediğini gösteriyor. Bankacılık Sektörü için aktif büyümesi %36,0, TP canlı kredi büyümesi %42,2 ve TP toplanan fon büyümesi %31,5 olarak öne çıkıyor. Sektörün aktif TP ağırlığı %61,4 seviyesinde bulunurken, NPL oranı %2,7 ve özel karşılık oranı %77,1 düzeyinde gerçekleşiyor. Sermaye yeterliliği tarafında standart SYR %16,3, çekirdek SYR ise %12,2 olarak korunuyor.
Kârlılık tarafında da tablo olumlu; sektörün aktif kârlılığı %2,3, özkaynak kârlılığı %26,4 ve net kâr artışı %29,2 seviyesinde yer alıyor. Brüt faaliyet kârı artışı %42,7 olurken, gider / gelir oranı %42,1 ve Op-Ex / aktifler oranı %3,3 olarak görülüyor. Özet gelir tablosunda faiz / kâr payı gelirleri ile net faiz / kâr payı gelirleri sektörün ana gelir sürükleyicisi olmaya devam ediyor. Ücret ve komisyon gelirleri de net bazda destekleyici bir katkı sunarken, ticari kâr/zarar kalemi negatif tarafta kalıyor.
Kompozisyon tarafında canlı krediler ve toplanan fonlarda TL ağırlığının yüksekliği dikkat çekiyor; sektörün canlı kredilerde TP ağırlığı %61,4, toplanan fonlarda TP ağırlığı ise %60,7 düzeyinde. Tüketici kredileri / canlı krediler oranı %24,7 iken, tüzel kredilerde bu oran %35,7 seviyesinde bulunuyor. Menkul kıymet kompozisyonunda ise sektörün toplam aktiflere göre oranı %23,7 ve toplam menkul kıymet büyümesi ile TP/YP büyüme eğilimleri farklı alt kalemlerde izleniyor. Toplanan fonlarda vadeli ve vadesiz dağılımının yanı sıra TL ve YP bileşenleri de sektörün bilanço kompozisyonunu şekillendiren temel unsurlar olarak öne çıkıyor.
Rapordaki ana çıkarım, bankacılık sektörünün yüksek kredi ve fon büyümesini, görece kontrollü NPL seviyeleri ve güçlü sermaye yeterliliği ile birlikte taşıdığı yönünde. Kârlılık göstergelerinin kuvvetli seyri, gelir üretiminin hâlen sağlam olduğunu ve operasyonel verimliliğin sektör genelinde korunduğunu ima ediyor. Buna karşılık, risk tarafında NPL oranındaki yükseliş eğilimi, karşılık giderleri ve gider / gelir oranındaki seyrin yakından izlenmesi gerektiği anlaşılıyor. Genel değerlendirme, bankacılık sektörünün Mayıs 2026 itibarıyla büyüme, fonlama ve kârlılık eksenlerinde güçlü bir görünüm sunduğu yönünde.