Bankacılık Sektörü Kar Tahminleri
Bankacılık sektöründe 2. çeyrek için görünüm zayıf; analist, sektörün net kârında nominal yıllık %10,1 artış beklerken çeyreklik bazda %21,66 daralma öngörüyor. Özellikle kar büyümesini destekleyen şirketler arasında yıllık ve çeyreklik bazda ICBC Turkey Bank, Albaraka Türk ve VakıfBank öne çıkıyor. Buna karşın yılın ilk yarısındaki zayıf geçişin ardından Yapı Kredi Bankası, TSKB ve İş Bankası hariç tutulduğunda sektör kârlılığının nominal artış gösterdiği vurgulanıyor. Analist, 1. çeyreğe kıyasla 2. çeyrekte net zayıflama görüleceğini, beklenen iyileşmenin geciktiğini düşünüyor.
Metin, yıllık düşük baz etkisiyle sektörün büyük kısmında nominal artış görülse de bunun güçlü bir kalite artışı anlamına gelmediğini söylüyor. 2025 2. çeyreğinin zayıf geçmesiyle birlikte bazı bankalar nominal kârlılık artışı yaşarken, aktif tarafta büyüme ve faiz marjı dinamiklerinin sonuçları ayrıştırdığı ifade ediliyor. Çeyreklik kârlılık artışı yalnızca 4 bankada kalırken, sadece 1 banka reel kârlılık artırabildi. Bu nedenle analist, 2. çeyrek kârlılıklarının 1. çeyreğe kıyasla net şekilde zayıf olduğunu düşünüyor.
3. çeyrek için ise görünümün temkinli olduğu belirtiliyor; düşük baz ortamına rağmen piyasa faizlerindeki yüksek beklentiler aşağı yönlü risk yaratıyor. Ticari karın ilk dönemde altın etkisiyle baskılandığı, yeni dönemde ise swap maliyetleri ve tahvil tarafındaki dalgalanma nedeniyle baskının sürebileceği aktarılıyor. Takipteki alacak oranı artmaya devam ederken, sektörde yukarı yönlü ivmelenme olursa bireyselden KOBİ’ye geçiş ve akabinde orta ölçeğe kayış görülebileceği söyleniyor. Vergi oranlarında karmaşa sürdüğü için VUK ve TFRS enflasyon muhasebesi farklılaşmasının efektif vergi oranlarında dalgalanma yaratmaya devam edeceği değerlendiriliyor.
Analist, beklentilerin acilen revize edilmesi gerektiğini ve sektör özelinde fiyatlara yansıyan risklerin arttığını vurguluyor. Nisan ve Mayıs ayı çerçevesinde finansalların beklentileri daha görünür revizyonlara ihtiyaç duyduğu, bu nedenle hedef fiyatlarda bir revizyon yapılmayacağı belirtiliyor. Bankacılık sektörü için sırasıyla net faiz marjı, kredi risk maliyeti ve özsermaye kârlılığına odaklanıldığı; buna karşın genel görünümün olumsuz olduğu ifade ediliyor. Sonuç olarak, düzeli çalışmalarla kapsamı canlı tutmaya devam edilse de sektör için genel bakış negatif kalırken, yatırımcı açısından en kritik çıkarım beklenti revizyonu ihtiyacı ve kârlılığın ikinci çeyrekte belirgin biçimde zayıflamış olmasıdır.