Makro tarafta, yıl içinde yaşanan gelişmelerin etkisiyle veri akışında bozulma sinyalleri görülürken para politikası beklentileri de yeniden şekilleniyor. Şubat sonundan itibaren ABD-İran kaynaklı jeopolitik gerilim enerji fiyatlarında oynaklığı artırarak küresel enflasyon beklentilerini yukarı çekti. Türkiye özelinde bu durum dezenflasyon sürecini sekteye uğratırken, yıl sonu TÜFE beklentisi %24’ten %28’e, politika faizi beklentisi ise %29’dan %33’e revize edildi. Bu çerçevede iki senaryo öne çıkıyor: sıkı para politikasının devamı veya yılın ikinci yarısında faiz indirim döngüsüne geçiş.
Faiz indirim sürecine girilmesi durumunda, Akbank ve İş Bankası’nın pozitif ayrışması bekleniyor. Akbank, mevduat dışı fonlama yapısı sayesinde düşen faizleri maliyetlerine hızlı yansıtarak marjlarını daha hızlı genişletebilirken; İş Bankası, yüksek para piyasası borçlanması ve uzun vadeli kredi yapısı sayesinde hem maliyet avantajı hem de yüksek getirili aktif yapısını daha uzun süre koruyabiliyor.
Sıkı para politikasının devam ettiği senaryoda ise Garanti BBVA ve Yapı Kredi daha dirençli görünüyor. Garanti’nin yüksek vadesiz mevduat oranı ve güçlü ücret-komisyon gelirleri marj baskısını dengelerken; Yapı Kredi, düşük maliyetli fonlama yapısı ve güçlü tahsilat performansı sayesinde aktif kalite risklerini sınırlı tutabiliyor.
TSKB ise mevduata bağımlı olmayan fonlama yapısı ve değişken faizli kredi portföyü sayesinde her iki senaryoda da dengeli bir performans sunabilecek konumda.
Genel değerlendirmede bankacılık sektörü yeniden araştırma kapsamına alınırken, tüm büyük bankalar için “AL” tavsiyesi korunuyor ve 12 aylık hedef fiyatlar yukarı yönlü potansiyele işaret ediyor.
2026 ilk çeyrekte bankacılık sektörü, kredi büyümesinde yavaşlama, mevduatta zayıf seyir ve aktif kalitesinde sınırlı bozulma ile öne çıktı. Toplam kredi büyümesi %7,3 olurken, artış ağırlıklı olarak TL kredilerden geldi; yabancı para kredilerde büyüme oldukça sınırlı kaldı ve genel kredi ivmesinde önceki çeyreklere göre belirgin bir yavaşlama görüldü.
Mevduat tarafı daha zayıf bir görünüm sergiledi; toplam büyüme %2 ile sınırlı kalırken özellikle vadesiz mevduatta daralma dikkat çekti. Aktif kalitesinde ise NPL oranı sınırlı yükselirken, karşılık oranlarındaki artış risk yönetiminin korunduğuna işaret etti.
Karlılık tarafında özkaynak kârlılığı düşüş eğilimine girerken, kredi faizlerinde genel olarak yukarı yönlü hareket gözlendi. Bu görünüm, sektör genelinde marj baskısının sürdüğüne işaret ediyor