BRISA - 1.Çeyrek Bilanço Değerlendirmesi
Marbaş Menkul, BRISA’nın 2026 1.çeyrek sonuçlarını beklentilere paralel ve sınırlı pozitif olarak değerlendirdi. Analist, şirketin iç pazarda daralan sektöre rağmen artan pazar payı ve satış hacmiyle öne çıktığını, yurt dışı operasyonlarda ise sektöre kıyasla pozitif ayrışmanın sürdüğünü vurguladı. Raporda ana yatırım tezi, toparlanmanın devam etmesi ve BRISA’nın saf lastik üreticisinden mobilite odaklı hizmet sağlayıcı kimliğine kademeli geçişi olarak öne çıktı.
Şirket 2026 1.çeyrekte 11.97 mlr TL hasılat, 1,74 mlr TL FAVÖK ve 27,9 m TL net kâr açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine göre satışlarda %12 artış görülürken yurt içi satışlar %22 arttı, yurt dışı satışlar ise %7 daraldı. Satış tonajı toplamda %16, yurt içi tonaj %27 artarken yurt dışı operasyonlarda %2 daralma yaşandı. Marj tarafında brüt kâr marjı %22.51’e, FAVÖK marjı %14.53’e yükseldi; net kârlılığa borçlanma maliyetlerindeki geri çekilmenin de katkı sağladığı belirtildi.
Rapor, yurt içi operasyonda büyümenin ana kaynağının yenileme kanalı olduğunu, yenileme segmentinin %48 artarken orijinal ekipman segmentinin %34 daraldığını aktardı. İhracat tarafında brüt ihracatın 85m $ seviyesinde yatay kaldığı, ton bazında Lassa’nın %8 daralırken Bridgestone’un %16 artış gösterdiği ifade edildi. BRISA’nın 18 ülkede pazarın üzerinde büyüyerek pay kazanması ve Arvento’nun etkisiyle mobilite odaklı hizmet sağlayıcı yapıya geçiş beklentisi, rapordaki önemli katalizörler arasında sıralandı.
Analiste göre BRISA, 1Q26 itibariyle 0.76x NetBorç/FAVÖK çarpanlarıyla işlem görüyor ve 4,66x FD/FAVÖK çarpanına sahip. Rapor, artan katma değerli 17 jant ve üzeri segment payı, gider optimizasyonu, risk yönetimi ve üretimde verimliliğin kârlılığı desteklediğini; ancak fiyat artışlarının enflasyonun altında kalmasına rağmen hacim artışının bu etkiyi telafi ettiğini belirtti. Öte yandan faiz indirim patikasındaki gecikmenin talep tarafında bozulma yaratabileceği riskine dikkat çekildi ve yatırımcı açısından en kritik çıkarımın, toparlanmanın sürdüğü ancak makro koşulların yakından izlenmesi gerektiği mesajı olduğu ifade edildi.