Enflasyon Raporu'na Konu Çalışma Özeti
Rapor, 2025 ve 2026 yıllarındaki farklı nitelikteki dışsal şokların Türkiye’deki döviz talebi kompozisyonu üzerindeki etkilerini inceliyor ve şokun kaynağına göre kurumsal yatırımcıların portföy tercihlerinin nasıl farklılaştığını ortaya koyuyor. Analizin genel mesajı nötrden olumluya yakın; çünkü sıkı para politikasıyla sağlanan döviz kuru istikrarının emtia kaynaklı maliyet şoklarının enflasyona geçişini sınırladığı vurgulanıyor. Aynı zamanda, firmaların ve hanehalkının beklenti ve davranışlarının şokun türüne göre belirgin biçimde ayrıştığı gösteriliyor.
2026 son döneminde net döviz talebinin büyük çoğunluğunun yurt dışı yerleşiklerden kaynaklandığı, yurt içi yerleşiklerin payının %28,5 ile sınırlı kaldığı belirtiliyor. Kurumsal döviz talebinde enerji %56 ve altın %36 ile öne çıkarken, ticaret ve imalat gibi sektörlerin net döviz satıcısı konumuna geçtiği aktarılıyor. Bireysel tarafta ise 2025’te talebin %84’ü doğrudan döviz alımıyken, 2026’da bu oran değişmiş ve talebin %95’i kıymetli metaller üzerinden gerçekleşmiş görünüyor.
KMH segmentinde her %10’luk limit artışının harcama bakiyesini %22,9 oranında artırdığı ve kredi kartına göre daha agresif bir borçlanma eğilimi oluşturduğu ifade ediliyor. 1,5 Milyon Kredi ilişkisi analizinde bankaların aracı yöntemiyle farklılaşan ve müşteri harcama tepkileri izole ediliyor; temkinli yatırım duruşu, yüksek maliyetler ve talep belirsizliği nedeniyle firmaların kapasite kullanımına eğilmediğini, yatırımların daha çok otomasyon ve verimliliğe odaklandığını gösteriyor. Jeopolitik gelişmelerin enflasyona yansımasında petrol şokunun 1,3 puanlık etkisi, gıda fiyatlarındaki %10’luk artışın 1,1 puanlık hızlı etkisi ve buna karşılık döviz kuru ile para politikasının enflasyonu sınırlayan temel mekanizma olması dikkat çekiyor.
Raporun yatırımcı açısından en kritik sonucu, dışsal şokların türüne göre döviz talebi ve sektörel davranışların ayrıştığı; bu nedenle enflasyon görünümünü değerlendirirken tek bir şok kanalı yerine enerji, gıda, kur ve jeopolitik dinamiklerin birlikte izlenmesi gerektiği. Petrol fiyatlarındaki 10$ artışın ÜFE beklentisini +1 puan yukarı taşıması ve Brent fiyatındaki 10 dolarlık artışın firmaların 12 ay sonrası ÜFE beklentilerini yaklaşık 1 puan yukarı yönlü güncellemesi, beklenti kanalının gücünü ortaya koyuyor. Sonuç olarak rapor, sıkı para politikası ve döviz kuru istikrarının şokların enflasyon üzerindeki etkisini sınırladığını, ancak özellikle emtia ve jeopolitik kaynaklı oynaklıkların yakından izlenmesi gerektiğini söylüyor.