GWIND - 2. Çeyrek Bilanço Değerlendirmesi
Galata Wind için genel görüş nötr kalırken, ana tez operasyonel çerçevenin zayıflaştığı yönünde şekilleniyor. Gelirlerin dip seviyelere düşmesi ve üretim faaliyetlerinin dirençli kalmasının gelecekteki beklentilerle birlikte revize edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bilançonun, yakın vadede olumlu değil temkinli bir bakış açısıyla okunması gerektiği belirtiliyor. Şirketin yılın geri kalanında yakın takibin süreceği, ancak mevcut görünüm nedeniyle zayıf ancak en kötünün geride kaldığı bir tablo oluştuğu ifade ediliyor.
Galata Wind, 2026 2. çeyrekte 367 milyon TL hasılat, 133 milyon TL FAVÖK ve 1,6 milyar TL net kâr ile beklenti üzeri sonuç paylaştı. Net kârda ayrıştırılan konu, ertelenmiş vergi geliri oldu. Elektrik fiyatlarındaki sert düşüş üretim artışını domine ederken, şirketin ilk yarı elektrik üretimi yıllık %13 artarak yaklaşık 455 GWh seviyesine çıktı. Aynı dönemde USD bazında PTF %44 düşüşle 35 USD/MWh'a geriledi, TL bazında PTF de %34 azaldı; dolayısıyla fiyatlama tarafındaki zayıflık gelirleri baskıladı.
PTF’deki düşüşün hasılatı etkilemesi, üretim tarafında kuvvetli duruşun devamı, yatırımların bilançoya girmesi, çıktıların beklentiyi karşılaması ve revize edilen beklentilerin sınırlı kalması önemli başlıklar olarak öne çıkıyor. Şirketin YEKDEM payının son 12 ayda %47 iken son çeyrekte %64’e yükselmesi, fiyatlama riskinin doğrudan görünür hale geldiğini gösteriyor. İkinci çeyrekte FAVÖK marjı %36,2’ye düştü ve bu gerilemede marjı aşağı çeken temel unsur yenilenebilir üretimde sabit giderlerin tam kullanılamaması oldu. Buna rağmen şirketin uzun vadeli stratejisi, yalnızca mevcut varlıkların işletilmesinden ziyade kapasiteyi ciddi biçimde artırmak üzerine kuruluyor; 2027 için 550 MW'ı, 2030-2035 dönemi için ise 1.000 MW'ın üzerinde kurulu güç hedefleniyor.
Bilanço tarafındaki risk profili gelir tablosundaki zayıflığa rağmen yönetilebilir seviyede kalıyor. Yıllıklandırılmış FAVÖK üzerinden Net Finansal Borç/FAVÖK 0,7x’den 1,59x’e yükselirken, borcun %74’ünün EUR, %26’sının USD bazlı olması nedeniyle şirketin borç yapısı gelirlerdeki YEKDEM oranındaki büyümeyle daha anlamlı hale geliyor. İkinci çeyrekteki 950.000 ila 1.000.000 MWh hedefinin korunması, FAVÖK marjı tarafında %65-70 aralığının %60’a düşürülmesi ve yeni yatırımların 2027’nin ilk çeyreğinden itibaren görülmeye başlanabileceği beklentisi kritik noktalar arasında yer alıyor. Sonuç olarak, kısa vadede zayıf operasyonel görünüm ve aşağı yönlü revizyonlar baskın olsa da, kapasite artışı ve uzun vadeli yatırım planları hisse için orta-uzun vadeli katalizör olarak korunuyor.