Halkbank için kredi büyümesi potansiyeli, marjlardaki iyileşme, yönetilebilir aktif kalitesi ve operasyonel maliyet kontrolü sayesinde temel hikâyenin sürdüğü değerlendirilmektedir. 61,90 TL hedef fiyatla “AL” önerisi korunurken, ABD’deki dava sürecinin sonuçlanmasının hisse üzerindeki iskontoyu azaltarak fonlama maliyeti ve yatırımcı algısı kanalıyla olumlu katkı sağlayabileceği belirtilmektedir. Banka’nın analist toplantılarına başlaması da iletişim açısından pozitif görülmektedir.
Makro tarafta Banka, dezenflasyon sürecinin devamını ve yıl sonunda enflasyonun %23 seviyelerine gerilemesini, politika faizinin ise %28 olmasını beklemektedir. Zorunlu karşılıklar ve TL mevduat regülasyonlarının bir süre daha sürebileceği öngörülmektedir.
2026’da kredilerde orta %30’lu büyüme hedeflenirken, kredi/mevduat oranının %57 seviyesinde olması büyüme için alan yaratmaktadır. KOBİ kredileri büyümenin ana sürükleyicisi olmaya devam edecektir. Sabit faizli kredilerin yüksek payı olası faiz indirimlerinde marjlara katkı sağlayabilecektir.
Metodoloji değişiklikleri kapsamında TÜFE’ye endeksli tahviller piyasa beklentilerine göre değerlenmekte olup 2026 için %28,7 enflasyon varsayımıyla yaklaşık 110 milyar TL gelir öngörülmektedir. İştirak gelirlerinde özkaynak yöntemi uygulanmaya başlanmış, ayrıca yüksek karşılık ayrılmış sorunlu kredilerden tahsilatlar da gelir yazılmaya başlanmıştır.
Takipteki kredi oranı sektörün bir miktar üzerinde olsa da son çeyrekte aktif kalitesinde iyileşme sinyalleri alınmaktadır. Banka, sorunlu kredi oranının %3,5’in altında kalmasını beklemektedir. Sübvansiyonlu kredilerin kalitesi yüksek görülmektedir.
Net faiz marjının swap hariç yaklaşık %4, swap dahil %3,5 civarında gerçekleşmesi; ücret ve komisyon gelirlerinde %40’ın üzerinde artış; operasyonel giderlerde orta %40’lı büyüme ve %23’ün üzerinde özsermaye kârlılığı hedeflenmektedir. Genel çerçevede hem operasyonel hem değerleme açısından potansiyel korunmaktadır.