Havacılık Sektörü Analizleri Raporu
Raporda Türkiye havacılık sektörünün Nisan ayında özellikle dış hat kaynaklı zayıflık nedeniyle negatif bir görünüm sergilediği belirtiliyor. Jeopolitik gelişmelerin dış hat yolcu trafiği üzerinde baskı yarattığı, Orta Doğu bağlantılı hatlarda talep ve operasyonel görünümün zayıfladığı, transit yolcu akışının da hava sahası belirsizlikleri nedeniyle sınırlanmaya devam ettiği ifade ediliyor. Buna karşın iç hatlarda görece daha dirençli bir görünüm korunmaya çalışılsa da büyüme ivmesinin önceki aylara göre zayıfladığı vurgulanıyor. Mayıs ayında bayram etkisinin iç hat talebini destekleyebileceği, ancak dış hatlarda jeopolitik riskler ve yüksek yakıt fiyatlarının baskı oluşturmaya devam edeceği düşünülüyor.
Türk Hava Yolları tarafında Nisan ayında toplam yolcu sayısının %2,9 düştüğü, yurt içi yolcu sayısının %5,0 azaldığı ve yurt dışı yolcu sayısının %1,9 gerilediği belirtiliyor. Buna karşılık kargo+posta miktarının yıllık bazda %12,1 artışla 193,7 bin ton seviyesine yükselmesi olumlu bir gelişme olarak öne çıkıyor. Şirket için kapasitenin Orta Doğu’dan Asya ve Afrika hatlarına kaydırılabilmesinin önemli bir operasyonel esneklik sağladığı, Uzak Doğu talebindeki güçlü seyrin uzun hat gelirlerini destekleyebileceği ifade ediliyor. Pegasus için toplam yolcu sayısı Nisan 2026’da %4,9 düşerken, yurt içi yolcu sayısı %11,5 arttı ve yurt dışı yolcu sayısı %13,9 azaldı; toplam doluluk oranı da 6,7 puan düşüşle %80,1’e geriledi. TAV Havalimanları’nda toplam yolcu sayısı %5,3 düşerken, toplam ticari uçuş sayısı %1,8 azaldı ve dış hat zayıflığı belirginleşti.
Analist Türk Hava Yolları için AL tavsiyesi veriyor ve 12 Aylık Hedef Fiyatı 435,00 TL olarak açıklıyor; bu seviye mevcut fiyata göre yukarı potansiyel sunduğu anlamına geliyor. Pegasus için de AL tavsiyesi verilirken 12 Aylık Hedef Fiyat 266,80 TL olarak belirtiliyor. TAV Havalimanları için açık bir tavsiye verilmezken, hisse için değerleme karşılaştırmalarında iskonto ve prim dinamiklerine dikkat çekiliyor. Türk Hava Yolları’nın 2026T FD/FAVÖK çarpanına göre %9 iskontolu, 2027T FD/FAVÖK çarpanına göre ise %10 primli; F/K tarafında ise 2026T’de %59, 2027T’de %58 iskontolu işlem gördüğü aktarılıyor. Pegasus’un 2026T FD/FAVÖK çarpanına göre %5 primli, 2027T FD/FAVÖK çarpanına göre %46 primli olduğu; F/K tarafında ise 2026T’de %36 iskontolu, 2027T’de %30 primli olduğu belirtiliyor.
Kurumun değerlendirmesinde, Türk Hava Yolları için kapasitenin yeniden dağıtılabilmesi ve kargo faaliyetlerindeki büyümenin gelir çeşitliliği yaratması önemli katalizörler olarak öne çıkıyor. Pegasus için iç hatların görece daha önemli hale gelmesi ve kapasite-maliyet yönetimi kritik görülürken, artan yakıt maliyetlerinin kârlılık üzerinde baskı yaratabileceği vurgulanıyor. TAV Havalimanları’nda ise iç hat büyümesine karşın dış hat zayıflığı ve ticari uçuşlardaki gerileme dikkat çekiyor; bu nedenle Nisan sonuçları sınırlı negatif olarak değerlendiriliyor. Genel sonuç olarak rapor, sektörün kısa vadede jeopolitik riskler, hava sahası belirsizlikleri ve jet yakıtı maliyetleri nedeniyle baskı altında kalabileceğini, ancak seçili şirketlerde kapasite yönetimi ve yolcu karmasındaki değişimlerin kısmi destek sağlayabileceğini söylüyor.