Haziran Ayı Sanayi Üretimi
Sanayi üretimi haziranda yataya yakın seyrini sürdürdü ve aylık bazda yalnızca %0,1 arttı. Mayıstaki %3 düşüşün ardından gelen bu sınırlı artış, üretimde zayıf görünümün devam ettiğini gösterdi. İmalat sanayi haziranda yatay seyrederken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü %1,5 artışla toparlandı, madencilik ve taş ocakçılığı üretimi ise %0,5 düştü.
Yıllık bazda sanayi üretimi haziranda %1,4 gerileyerek son iki ayda düşüşünü sürdürdü. Mayısta da %0,1 düşüş görülmesi, yıllık performansta zayıflığın belirginleştiğine işaret etti. Aylık katkılarda sermaye malı imalatı 1,1 puan ile üretimi artırırken, enerji imalatı 0,1 puanlık sınırlı pozitif katkı verdi. Buna karşılık dayanıksız tüketim malları -0,3 puan, dayanıklı tüketim malları -0,2 puan ve ara malı imalatı -0,6 puan ile sanayi üretimini aşağı çekti.
Haziranda imalat sanayi kalemi altındaki 24 sektörün 15’inde aylık düşüş, 9’unda artış yaşandı. En güçlü artış %50,2 ile diğer ulaşım araçlarının imalatında görüldü; içecek imalatı %6,1, motorlu kara taşıtları imalatı %4,6, makine ve ekipmanların kurulumu ve onarımı %3,6, kok kömürü imalatı %2,5 ve bilgisayar, elektronik ve optik ürünlerin imalatı %1 arttı. Buna karşılık fabrikasyon metal ürünler imalatı %9,3, giyim ürünleri imalatı %7,8, deri ürünleri imalatı %5,4, mobilya imalatı %5,9, elektrikli teçhizat imalatı %5,9, makine ve ekipman imalatı %4,2, ağaç ve mantar ürünleri imalatı %4 ve diğer metalik olmayan mineral ürünlerin imalatı %4 geriledi. Teknoloji kırılımında yüksek teknoloji %3,8 ve orta-yüksek teknoloji %2,4 artarken, düşük teknoloji %1 ve orta-düşük teknoloji %1,3 düştü.
2026’da sanayi üretiminin seyrinde TCMB’nin para politikası ve finansal koşullar, küresel ticaret görünümü ve özellikle Almanya öncülüğündeki Avrupa ile ABD’deki gelişmelerin belirleyici olması bekleniyor. Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler, ABD ve İran arasındaki müzakerelere ilişkin belirsizlikler ve ABD’nin değişken ticaret ile güvenlik politikası da enerji fiyatları ve ihracat kanalı üzerinden etkili olabilecek başlıca riskler olarak öne çıkıyor. Sonuç olarak rapor, sanayi üretiminde kısa vadede güçlü bir ivmeden çok zayıf ve kırılgan bir görünümün sürdüğünü, toparlanmanın ise dış talep, para politikası ve jeopolitik koşullara bağlı kaldığını ortaya koyuyor.