HTTBT - Analist Toplantı Notu
Hitit Bilgisayar Hizmetleri A.Ş. için genel görünüm temkinli olumlu kalırken, iş modelinin dayanıklılığı ve yüksek tekrarlayan gelir tabanı korunuyor. 2026 yılına ilişkin kısa vadeli hedefler aşağı yönlü revize edilerek dolar bazında %15-20 ciro büyümesi, %40-45 FAVÖK marjı ve %20-25 net kâr marjı olarak belirlendi. Yönetim, revizyonu Körfez kaynaklı petrol belirsizliği nedeniyle yatırım kararlarının ötelenmesi, ihale süreçlerinin uzaması ve bazı projelerin katkısının sonraki dönemlere kaymasıyla açıkladı.
İlk yarıda net satışlar yıllık %16 artarak 22,96 milyon dolara ulaştı ve büyümenin ana kaynağı %22 artan SaaS gelirleri oldu. SaaS gelirlerinin toplam gelirler içindeki payı %71’e çıkarken, yazılım geliştirme ve bakım gelirleri %5, IaaS ve projeler gelirleri ise %1 arttı. Faturalanan yolcu hacminin %12 artmasına rağmen SaaS gelirlerinin daha hızlı büyümesi, gelir artışının yalnızca yolcu hacmine bağlı olmadığını gösterdi. Kurulum ve proje gelirlerinin yatay kalması, uzayan ihale ve sistem geçiş süreçleriyle uyumlu bir görünüm sundu.
İlk yarıda satışların maliyeti %27 artınca brüt kâr marjı %49’dan %44’e geriledi, FAVÖK ise %5 artışla 9,14 milyon dolara ulaşsa da marj %44’ten %40’a indi. Net kâr %6 gerileyerek 4,43 milyon dolar oldu; vergi giderinin 448 bin dolardan 91 bin dolara düşmesi bu gerilemeyi sınırladı. Şirketin ilk yarıda 10,4 milyon dolar yatırım yapması ve yatırım/ciro oranının %45 seviyesinde kalması, kısa vadede marj baskısını artıran temel unsur olarak öne çıktı. Buna karşın %93’lük tekrarlayan gelir tabanı, %79 döviz bazlı gelir yapısı ve %64 TL bazlı maliyet kompozisyonu iş modelini destekleyen ana unsurlar olmaya devam etti.
Analist toplantısında Hitit Oxygen, HPO ve Acente Dağıtım Sistemi tarafındaki yeni ürünlerin finansal katkısının henüz belirginleşmediği vurgulandı. Hitit Oxygen’de IATA skorlamasında dünya liderliği korunurken, günlük işlem hacmi 10 milyarı aştı ve HPO’nun bulut geçişi tamamlandı. Katalizör tarafında yeni müşteri ve ürünlerin gelir katkısının zamanla görünür hale gelmesi, ihale süreçlerinin normalleşmesi ve yatırım/ciro oranının düşmesi öne çıkıyor. Temel riskler ise uzayan karar süreçleri, sektör büyümesindeki yavaşlama, yatırım döngüsünün marjlar üzerindeki baskısı ve net nakit pozisyonundaki azalmanın sürmesi olarak öne çıkıyor.