İkinci Çeyrek GSYH Büyümesi - Detaylar
Türkiye ekonomisi 2026 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre %2,3 büyüdü ve bu oran Bloomberg beklentisi olan %2,5’in altında kaldı. İlk çeyrekteki %2,6’lık büyümenin de gerisinde kalan bu performans, 2020’nin ikinci çeyreğinden bu yana en düşük yıllık büyümeye işaret etti. Buna karşın yılın ilk yarısında büyüme %2,5 olarak gerçekleşti ve ekonomi pandemi dönemi olan 2020 yılı üçüncü çeyreğinden bu yana 24 çeyrektir kesintisiz büyümeyi sürdürdü. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH ise çeyreklik bazda %1,1 artarak geçtiğimiz yılın ikinci çeyreğinden bu yana en yüksek artışı kaydetti.
Büyümenin ana sürükleyicisi özel tüketim oldu ve büyümeye 2,3 puan katkı verdi; ancak bu katkı ilk çeyrekteki 3,6 puanın altında kalarak iç talepte bir miktar normalleşmeye işaret etti. Kamu tüketimi büyümeyi 0,2 puan aşağı çekerken, toplam tüketim harcamalarının katkısı 2,1 puanda kaldı. Yatırımların büyümeye katkısı 0,2 puana gerilerken, stok değişimi büyümeyi 0,5 puan aşağı çekti. Buna karşılık net ihracat, mal ve hizmet ithalatındaki %6,4’lük düşüşün ihracattaki %3,4’lük düşüşten daha güçlü olması sayesinde büyümeye 0,6 puan pozitif katkı verdi ve altı çeyrektir süren negatif etkinin ardından ilk kez destekleyici oldu.
Üretim tarafında tarım ve sanayi sektörleri büyümeyi 0,5’er puan destekleyerek öne çıktı. Tarımın katkısı 2020 yılının üçüncü çeyreğinden bu yana en yüksek seviyesine ulaştı, sanayi ise ilk çeyrekteki negatif katkısının ardından yeniden pozitif katkı verdi. Hizmet sektörünün büyümeye katkısı 0,1 puana gerileyerek 2020 yılının üçüncü çeyreğinden bu yana en düşük seviyeye indi. İnşaat sektörü %1,9 daraldı ve büyümeyi 0,1 puan aşağı çekti; bu, 2022 yılının üçüncü çeyreğinden bu yana ilk negatif etki oldu. Finans ve sigorta faaliyetlerinin katkısı 0,1 puan seviyesinde gerçekleşti.
Yılın ilk yarısında %2,5 büyüyen ekonomi ılımlı seyrini korurken, ikinci çeyrekteki yavaşlama ekonomik aktivitenin daha ölçülü bir tempoda ilerlediğini gösterdi. Sıkı finansal koşulların iç talep üzerindeki etkisinin yılın ikinci yarısında da sürmesi halinde 2026 yılı büyümesinin %3 civarında gerçekleşebileceği değerlendiriliyor. Eylül ayında güncellenecek OVP’de büyüme tahminlerinde yapılabilecek değişiklikler yakından izleniyor. Jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatlarının seyri görünüm açısından önemini korurken, iç talepteki dengelenmenin TCMB’nin para politikası adımlarını şekillendirmede etkili olması bekleniyor.