Kaleseramik 2Ç26 Finansal Değerlendirme
Kaleseramik 2Ç26’da 4.273 mn TL net satış, 292 mn TL FAVÖK ve 169 mn TL net kâr açıkladı. Yıllık bazda ciro %5,1 artarken FAVÖK 38 mn TL zarardan 292 mn TL’ye döndü, net sonuç da 986 mn TL zarardan kâra geçti. FAVÖK marjı 781 baz puan artışla %6,9’a yükselirken faaliyet marjı 890 baz puan iyileşmeyle -%4,2’ye geldi. Analistin genel görüşü nötr; operasyonel toparlanma olumlu görünse de kalıcı iyileşme için esas faaliyet kârlılığının pozitife dönmesi gerektiği vurgulanıyor.
Brüt marjın %12,9’dan %17,1’e yükselmesi ve satışların maliyetinin hasılata oranının 415 baz puan gerilemesi kârlılıktaki toparlanmayı destekledi. Faaliyet giderleri %9,7 azalarak 845 mn TL’ye inerken stoklar %20,8 azalışla 3.761 mn TL’ye düştü ve stok devir süresi 122 günden 97 güne kısaldı. Seramik kaplama üretimi ilk yarıda %7,4 artışla 16.921 bin m²’ye çıkarken kapasite kullanım oranı %60’a ulaştı. Yurt içi satışların %26,5 artması ve Slab/Sinterflex kapasitesinin 1,6 mn m²’den 2,4 mn m²’ye çıkarılması katma değerli ürün tarafını destekleyen başlıca unsurlar oldu.
İlk yarıda net sonuç 1.866 mn TL zarardan 93 mn TL kâra döndü ve şirket 2026 için 320-340 mn USD net satış ile 32-37 mn USD FAVÖK hedefi paylaştı. Buna karşın net kârın kalitesi zayıf kaldı; Bandırma’daki taşınmazların ilişkili tarafa satışından 465,6 mn TL kâr ve vergi oranı değişikliğinden 367,3 mn TL ertelenmiş vergi etkisi oluştu. Bu iki kalem hariç tutulduğunda şirket yaklaşık 667 mn TL zarar açıklayacaktı. Esas faaliyet zararı 178 mn TL seviyesinde kalırken 487 mn TL net parasal kazanç net kârı belirgin biçimde destekledi.
Net borç 8.138 mn TL’ye ve Net Borç/FAVÖK 10,1x’e yükselirken cari oran 0,81, nakit oranı 0,05 ve net yabancı para açık pozisyonu 4.851 mn TL seviyesinde bulunuyor. İhracat gelirleri %25,9 gerilerken vitrifiye ve banyo mobilyası üretimlerinde daralma görüldü; ilk yarı operasyonel nakit akışı 432 mn TL negatif, serbest nakit akışı ise 1.115 mn TL negatif gerçekleşti. Öne çıkan katalizörler operasyonel marj iyileşmesi, gider disiplininin güçlenmesi ve hacim toparlanması olurken temel riskler borçluluk, zayıf likidite, ihracattaki daralma ve esas faaliyetin hâlâ zarar üretmesi. Sonuç olarak ana mesaj, toparlanmanın sinyal verdiği ancak bunun kalıcı hale gelmesi için borçlulukta belirgin iyileşme ve esas faaliyet kârında dönüşüm gerektiği yönünde.