KAREL - 2. Çeyrek Bilanço Değerlendirmesi
Karel Elektronik için görünüm olumlu korunuyor ve temel yatırım tezi tahsilatın gecikmesine rağmen operasyonel iyileşmenin devam edeceği varsayımına dayanıyor. Şirketin genel çerçevede tahsilat sorunu dışında bir problem yaşamaması finansal açıdan olumlu değerlendiriliyor. Her geçen çeyrekte iyileşmenin, projenin tahsilatıyla birlikte daha da hızlanacağı düşünülüyor.
Karel Elektronik 2026 2. çeyrekte 5,36 milyar TL hasılat, 538 milyon TL FAVÖK ve 273 milyon TL ertelenmiş vergi geliri etkisi doğrultusunda 138 milyon TL net kar elde etti. Pusula Yatırım tahminlerinde 5,3 milyar TL hasılat, 510 milyon TL FAVÖK ve 141 milyon TL net zarar yer alırken, gerçekleşmeler özellikle karlılık tarafında daha güçlü geldi. Şirketin 2026/06 döneminde gelir ve marjlarda açıkça toparlanma gösterdiği, ticari ve hizmet faaliyetlerinin %10,79 artışla 3,33 milyar TL’ye, üretim faaliyetlerinin ise %5,85 artışla 2,04 milyar TL seviyesine çıktığı belirtiliyor.
Tahsilatın gecikmesi nedeniyle sadece net problem borçluluğun canlı kalması, geciken tahsilatı sermaye artırımı yoluyla çözme ihtiyacını doğurdu. Marjlarda her açıdan iyileşme görülürken, serbest nakit akımı baskısının hafiflemesi de dikkat çekiyor. Net kar tarafında 273 milyon TL’lik ertelenmiş vergi geliri etkisi belirleyici oldu ve bu etki olmasa da 134 milyon TL net zarar tahmini yakın bir çerçeve olarak görülüyor. FAVÖK marjının yıl sonuna doğru bazlı olarak güçlendiği ve %6 üzeri karlılığın önemsendiği vurgulanıyor.
Sektör tarafında elektronik, telekomünikasyon, savunma sanayi ve otomotiv elektroniği alanlarında faaliyet gösteren Karel’in güçlü teknolojik bir konuma sahip olduğu düşünülüyor. Yüksek katma değerli kurumsal iletişim sistemleri, kritik askeri ve sivil elektronik ürünler ile küresel tedarik zincirlerindeki stratejik konum, şirket için orta vadeli katalizörler olarak öne çıkıyor. Tahsilatın gecikmesi ana risk olmaya devam ederken, fiyat farkları nedeniyle bir kez daha reddedilen tahsisli sermaye artırımı sürecin kritik belirsizliklerinden biri olarak izleniyor. Sonuçta, operasyonel iyileşme belirginleşse de yatırımcı açısından en kritik başlık tahsilat sürecinin tamamlanması ve bunun borçluluk ile nakit akımı üzerindeki etkisi olmaya devam ediyor.