KCAER - 2. Çeyrek Toplantı Notları
Kocaer Çelik için genel görüş olumlu; katma değerli çerçeve, ürün karmasındaki iyileşme ve ihracat ağırlığının korunması yatırım tezinin merkezinde yer alıyor. Küresel çelik sektöründe Çin’in yıllık bazda %3 üretim azalttığı, dünyanın geri kalanında ise %2 büyüme görüldüğü belirtilirken, Türkiye’de ham çelik üretimi tonaj bazlı %8,1 artarak 19,8 milyon tona ulaştı. Kocaer özelinde ise 2026 yılı 2. çeyrekte güçlü bir büyüme sergilendi ve Orta Doğu’daki karışıklıktan kaynaklanan zayıflığın telafi edildiği ifade edildi. Bu dönemde geçen yılın 2. çeyreğine kıyasla %4,4 büyüme gerçekleşti ve 6 aylık satış hacmi %1 büyüdü.
Satışların %65’ini uluslararası satışlar oluşturuyor ve bu satışlar içinde Kuzey Afrika ile Amerika kıtası büyük yer tutuyor. Ürün kategorilerinde katma değerli profillerin özellikle ikinci çeyrekte kayda değer bir iyileşme gösterdiği, toplam satışlar içinde katma değerli profil oranı için %70 hedefinin korunduğu aktarıldı. Şirket, ABD tarifelerindeki artışın yerel fiyatları yukarı çektiğini ve ABD’nin yerel üretimi destekleme politikalarının yerel üreticiden gelen talebi artırdığını belirtiyor. Bu durumun sürmesi ve artan fiyatlara rağmen yerli müşterilerin aynı marjlarda çalışmaya devam etmeye hazır olması olumlu görülen unsurlar arasında yer alıyor.
Finansal tarafta fiyatlama gücü, katma değerli ürün kompozisyonu ve ihracat talebi öne çıkan destekleyici faktörler olarak değerlendiriliyor. F/K 49,94, FD/FAVÖK 10,69 ve PD/DD 1,92 seviyeleri paylaşılırken, hisse sayısı 1,915 milyar lot ve piyasa değeri 28.476 milyon TL olarak verildi. Günlük işlem hacmi 157 mn TL seviyesinde, son bir yıldaki performans ise TL bazında %-1,18, dolar bazında %-15,51 ve XU100’e göre %-27,76 olarak görünüyor. Sonuç olarak ana çıkarım, katma değerli ürünlerdeki iyileşme ve dış pazarlardaki güçlü konumun şirket için pozitif bir görünüm oluşturduğu yönünde.
Hedef fiyat, tavsiye türü veya ayrıntılı bir değerleme hedefi paylaşılmıyor; buna karşın kurum toplantıyı ve şirket görünümünü olumlu değerlendiriyor. En önemli riskler arasında Orta Doğu’daki karışıklıkların talep ve satış hacmi üzerindeki etkisi ile küresel çelik sektöründeki dalgalanmalar öne çıkıyor. Buna ek olarak, fiyat artışlarına rağmen yerel müşterilerin marj sürdürülebilirliği ve talep devamlılığı da izlenmesi gereken başlıklar arasında. Genel resimde, ihracat ağırlığı, katma değerli ürün stratejisi ve ABD kaynaklı fiyat desteği hisse için ana katalizörler olarak öne çıkıyor.