Makro Not-Enflasyon
Raporda ana mesaj, haziranda TÜFE’nin beklentilere paralel aylık %0,99 ve yıllık %32,11 artmasıyla çekirdek enflasyon göstergelerinde belirgin bir yavaşlama görülürken manşet enflasyonun yönetilen/yönlendirilen fiyatlar nedeniyle daha yüksek seyretmesi şeklinde özetleniyor. Analiste göre gıda, enerji ve alkol/tütün hariç çekirdek enflasyon TCMB tahminleriyle uyumlu seviyeye geriledi ve dezenflasyon süreci geçici kalemler dışlandığında daha iyi görünüm veriyor.
Yıllık enflasyonda 19,7 puanlık katkının gıda, konut ve ulaştırma kalemlerinden geldiği belirtiliyor ve düşük gelir gruplarının hissettiği enflasyonun manşet oranı aşabildiği vurgulanıyor. Gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık %0,17 artış, ulaştırmada %0,05 azalış ve konutta %2,30 artış gerçekleşti; konut aylık enflasyona 0,27 puanla en yüksek katkıyı yaptı, lokanta ve konaklama ise %2,11 yükselerek 0,23 puan katkı sağladı. Özel Kapsamlı TÜFE Göstergesi olan B endeksinde aylık enflasyon %1,66, yıllık enflasyon %31,18 oldu.
ÜFE tarafında haziranda aylık artış %1,80, yıllık değişim %28,09 olarak gerçekleşti ve üretici fiyatlarının ana sanayi gruplarında ara mallarında %27,89, dayanıklı tüketim mallarında %28,97, dayanıksız tüketim mallarında %31,42, enerjide %24,93 ve sermaye mallarında %23,01 yıllık artış gösterdiği aktarıldı. ÜFE-TÜFE makasının 4,02 puana yükseldiği, ancak hâlâ TÜFE’nin gerisinde ve negatif bölgede olduğu belirtilerek üretici maliyetleri kaynaklı geçişkenliğin düşük seviyede kaldığı ifade edildi. Analist, petrol fiyatlarının yılın geri kalanında 75-80$/varil bandında dengelenmesi halinde arz şoklarının enflasyon üzerindeki yukarı yönlü etkisinin sakinleşebileceğini düşünüyor.
Kuruma göre 2026 yıl sonu enflasyon tahmini %28 seviyesinde korunuyor ve bu baz senaryoda TCMB’nin 400 baz puanlık faiz indirimi alanı olduğu öngörülüyor. Temmuz toplantısında öncü göstergeler haziran benzeri bir yavaşlamanın devamına işaret ederse TCMB’den sadeleşme ve sınırlı indirim görülebileceği, aylık enflasyonda %1,5-1,8 seviyeleri ya da yıllıkta %30 seviyesinin faiz indirimleri açısından eşik olabileceği belirtiliyor. Raporun en kritik sonucu, emtia kaynaklı risklerin azalması ve çekirdek enflasyondaki yavaşlamanın dezenflasyon için destekleyici olması, ancak konut, hizmetler ve yönetilen fiyatların kısa vadede enflasyonu canlı tutmaya devam etmesi.