Otomotiv Sektörü Verileri Değerlendirmesi
Otomotiv piyasası Temmuz ayında da daralmaya devam etti ve toplam satışlar geçen yılın aynı ayına göre %25,00 azalarak 80.786 adet oldu. Otomobil satışları %18,76 azalışla 62.478 adede, hafif ticari araç satışları ise %22,17 azalışla 18.308 adede geriledi. Açıklanan Temmuz ayı rakamlarında son 4 yılın en zayıf performansı görüldü. Yılın ilk 7 ayında toplam satışlar %10,72 azalışla 638.965 adet seviyesinde gerçekleşti.
Segment bazında bakıldığında otomobil satışları %12,14 azalışla 502.712 adet, hafif ticari araç satışları ise %5,05 azalışla 136.253 adet oldu. Son 12 aylık dönemde toplam satışlar geçen yılın aynı dönemine göre %0,74 artışla 1.291.670 seviyesine çıktı. Motor tiplerinde düşük yürütme maliyetleri nedeniyle hibrit araçlardaki düşüş daha sınırlı kalırken, dizel araç satışları %56,27 azalışla 3.305 adet, hibrit satışlar %11,85 azalışla 20.120 adet, benzinli satışlar %28,79 azalışla 25.554 adet ve elektrikli satışlar %27,08 azalışla 12.715 adet olarak gerçekleşti. Otogazlı araç satışları ise %47,92 artışla 784 adet oldu.
İthal araç satışları, EUR/TL’deki sınırlı artışa rağmen pazara göre negatif ayrıştı; ortalama EUR/TL geçen yılın aynı dönemine göre %14,40 artarken ithal araç satışları %28,57 azalışla 54.930 adet, yerli araç satışları %16,09 azalışla 25.856 adet oldu. Halka açık şirketlerde Tofaş’ın satışları %5,88 azalışla 27.950 adede, Doğuş Otomotiv’in satışları %16,84 azalışla 15.123 adede ve Ford Otosan’ın satışları %47,47 azalışla 4.481 adede geriledi. Taşıt kredileri Temmuz ayında bir önceki aya göre 1,43 puan azalışla %46,74 seviyesinde tamamladı.
Kuruma göre yüksek taşıt kredi faizleri, içten yanmalı motorlu araçlardaki yüksek akaryakıt ve yürütme maliyetleri ile Orta Doğu’daki jeopolitik belirsizlikler sektördeki daralmayı destekleyen başlıca riskler oldu. Halka açık şirketlerin satış performanslarının da sektöre paralel biçimde küçülmesi, açıklanan sonuçların hem sektör hem de şirketler için sınırlı olumsuz değerlendirilmesine yol açtı. Raporda ana yatırım tezi olumlu bir dönüşe işaret etmiyor; mevcut görünümde zayıf talep ve finansman koşulları ön planda kalıyor. En kritik çıkarım, sektörün kısa vadede baskı altında seyrettiği ve satış performansındaki zayıflığın şirket tarafına da yansıdığıdır.